Tanrım tek başına koyma kullarını
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın
Eşsiz dostsuz kalanın zordur halleri
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın
Şu gelen yar olaydı
Elinde nar olaydı
İkimiz bir gömlekte
Yakası dar olaydı
Yeşil bağın üzümü
Yola diktim gözümü
Ne gelen var ne giden
Kime deyim sözümü
Tanrım tek başına koyma kullarını
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın
Bu dünyada cefa çektirme bize
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın
Güveyli evler gördüm
Kurulmuş yaya benzer
Güveysiz evler gördüm
Kurumuş çaya benzer
Yeşil bağın üzümü
Yola diktim gözümü
Ne gelen var ne giden
Kime deyim sözümü
Tanrım tek başına koyma kullarını
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın
Güzel çirkin deme sen kayır yine
Bir münasip koca her birimize
Hasretini çekmişlere
Tazeyken dul kalmışlara
Alı gülü solmuşlara
Ver ver ver ver
Gökte uçan kuşlara
Kurumuş kocamışlara
Boynu bükük kalmışlara
Ver ver ver ver
Hey Tanrım
Bana üç tane (Ooooooo)
Üç te yetmez beş tane (Aaaaaa)
Beş te yetmez yedi tane
Ver ver ver ver
Ver Allah’ım ver
Müge Zümrütbel – Gülse Birsel
El Hubb
Aşk Zinciri Erir
El Hubb Devri Gelir
El Hubb
El Hubb Derim Ben El Hubb
Allah Gönlümce Verir
El Hubb Derim Ben El Hubb El Hubb
Allah Gönlümce Verir
Hava Bulutlandı
Şimşekler Çakacak
Kadınlar Damlarda
Seyre Çıkacak
Derlerki Bu Gece Yatsından Sonra
Gökten Yağmur Gökten Yağmur Gökten Yağmur
Gökten Yağmur Gibi Herif Yağacak
Kızlar Şükredin Allah Babaya
Benzerdik Yalnızken Kızgın Sobaya
Çölde Kalmış Gibi Bakardık Göğe
Hadi Toplanın Toplanın Toplanın
Buluşalım Bu Gece Avluda Damda
Gökten Adam Gökten Erkek Gökten Koca
Gökten Sapır Sapır Herif Yağacak – Herif Yağacak
Gökten Şapur Şupur Herif Yağacak – Herif Yağacak
Açılsın Memeler
Süzülsün Gözler
Dövülsün Tavına Gelince Sözler
Devrilin Yatağa Zevklenin Kızlar
Çok Şükür Çok Şükür Çok Şükür
Çok Şükür Bu Gece Yatsıdan Sonra
Gökten Adam
Gökten Erkek
Gökten Koca
Gökten Sapır Sapır Herif Yağacak – Herif Yağacak
Gökten Şapur Şupur Herif Yağacak – Herif Yağacak
Gökten Sapır Sapır Herif Yağacak – Herif Yağacak
Gökten Şapur Şupur Herif Yağacak – Herif Yağacak
7 Kocalı Hürmüz film oluyor. Fragmanında ve Şevval Sam’ın klibinden çok keyifli olduğunu anladım.
Nurgül Yeşilçay, M. Ali Alabora da oynayınca tamamdır…
Gülşen’in aşağıda paylaştığım BİR AN GEL isimli güzel çalışmasının şarkı sözleri…
GÜLŞEN - BİR AN GEL ŞARKI SÖZÜ
Gittiğin uzun uzun yollar Seni geri getirmesini de bilsin o zaman Halim, tavrım, vaziyetim ortada Yerdeyim, düştüm, kaldır o zaman Bi an gel, dön gel, hep gel Tövbeleri bozup gel Ya da kal orada Ben sana geleyim o zaman Çekip sağa inmesini de bilirim icabında Sen olacağına bak Sen haklı çıkta Didişmelerden gocunmam, alkışlarım şak şak Hiçbir aşk dönmesini de bilirim icabında Sen olacağına bak Sabahlar olmaz sevişmelerden Gönlünü alıveririm şip şak Say çocukluğuma Say cahilliğime İster haylazlığıma İster ayvazlığıma İster aymazlığıma
Gülşen’in yeni albümünün çıkış parçası Bir an gel olmuş. Çok popüler olacak bir şarkıya benziyor…
Dinleyin karar verin…

Bu günlerde albüm toplama hasat zamanı gibi bir şey sanırım. Herkes bir albüm çıkarma hevesi içinde. Hemen tüm sanatçıların albümü çıktı.
Bu albümlerden en popüler olacaklarını düşündüğüm albümlerden biri de GÜLŞEN in çıkardığı Önsöz isimli albüm. Bu albümde yine yıla damgasını vuracak bir kaç şarkı var. Bakalım kim hangisini beğenecek…
2010 dünya basketbol şampiyonası için hazırlanmış olan maskot belli oldu. Ülkemizin daha fazla izini taşımasını isterdim ama bu da güzel. Eğlenceli bir maskota benziyor…

Nihat Doğan 1071 isimli albümünün ismini 1071 Yılında meydana gele tarihimizin önemli savaşlarından olan Malazgirt Savaşından esinlenerek yapıp koymuş.
İlk şarkısı olan 1071 de bu savaştan söz ediyor ilk başlarda. Kürt-Türk dayanışmasından söz ediyor. Bu yüzden malazgirt savaşı ayrıntılarını ekleme gereği hissettim. Makalenin tamamı wikipedia’da.
Malazgirt Muharebesi, 26 Ağustos 1071 tarihinde, Büyük Selçuklu Hükümdarı Alp Arslan ile Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojen arasında gerçekleşen savaş. Alp Arslan’ın zaferi ile sonuçlanan Malazgirt Muharebesi, Türklere Anadolu‘nun kapılarını açan savaş” olarak bilinir.
1060′lar süresince Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan Türk müttefiklerinin Ermenistan ve Anadolu‘ya doğru göç etmesine izin verdi ve Türkler buralarda şehirlere ve tarım alanlarına yerleştiler. 1068 yılında Romen Diyojen Türklere karşı bir sefer düzenledi, fakat Koçhisar şehrini geri almasına rağmen Türk atlılarına yetişemedi. 1070 yılında Türkler (Alp Arslan komutanlığında), günümüzdeMuş‘un bir ilçesi olan Malazgirt‘te Manzikert (Bizans dilinde Malazgirt) ve Erciş kalelerini ele geçirdi. Daha sonra Türk ordusuDiyarbakır‘ı (Amid) aldı ve Bizans yönetimindeki Urfa‘yı kuşattı. Ancak alamadı. Türk Beylerinden Afşin Beyide güçleri arasına katıpHalep‘i aldı. Alp Arslan Halep’de konaklarken Türk atlı birliklerinin bir kısmına ve Akıncı Beylere Bizans şehirlerine akınlar düzenlemesine izin verdi. Bu sıradada Türk akınlarından ve son gelen Türk ordusundan çok rahatsız olan Bizanslılar tahta ünlü komutan Romen Diyojeni çıkardılar. Romen Diyojen’de büyük bir ordu kurup Konstantinopolis’den (İstanbul) ayrıldı(13 mart 1071). Ordunun mevcudu 40000 ile 50000 arası tahmin edilir. Matthew of Edessa Bizans ordusunun sayısını 1 milyon olarak veriyor [2].
Bizans ordusu düzenli Rum ve Ermeni birlikleri dışında ücretli Slav, Got, Frank, Gürcü, Uz, Peçenek, Kıpçak askerlerinden oluşuyordu. Ordu ilk olarak Sivas‘ta dinlendi. Burda halkın çoşkuyla karşıladığı imparator halkın dertlerini dinledi. Şikayetler üzerine de şehrin Ermeni mahallesini yıktırıp, bir kısmını öldürüp önderlerini şehirden sürdü. Haziran 1071′de Erzurum‘a vardı. Orada, Diyojen’in generallerinden bazıları Selçuklu bölgesine ilerlemeyi sürdürmeyi ve Alp Arslan’ı hazırlıksız yakalamayı teklif etti.Nikeforos Bryennius da dahil diğer generallerin bazıları da bulundukları yerde bekleyip pozisyonlarını güçlendirmeyi önerdi. Sonuç olarak ilerlemeye devam etme kararı verildi.[3]
Diyojen, Alp Arslan’ın çok uzakta olduğunu veya hiç gelmeyeceğini düşünerek, ve Malazgirt‘i ve hatta Malazgirt yakınındaki Ahlatkalesini hızlıca geri ele geçirebileceğini ümit ederek Van Gölü‘ne doğru ilerledi. Öncü kuvvetlerini Malazgirt’e gönderen imparator ana kuvvetleriyle yola çıktı. Bu sıradada Halep‘te bulunan sultana elçiler göndererek kaleleri geri istedi. Elçileri Halep‘te karşılayan Sultan teklifi reddetti. Mısır‘a hazırladığı seferden vazgeçip Malazgirt’e doğru 50.000 kişilik ordusuyla yola çıktı. Casuslarının verdiği bilgiyle Bizans ordusunun büyüklüğünü bilen Alp Arslan Bizans İmparatorunun gerçek hedefinin İsfahan‘a (Bugünkü İran) girmek ve Büyük Selçuklu Devletini yıkmak olduğunu sezdi.
Ordusundaki yaşlı askerilerin yolda kalmasına neden olan cebri yürüyüşüyle Erzen ve Bitlis yolundan Malazgirt‘e varan Alp Arslan komutanlarıyla savaş taktiklerini görüşmek için Savaş Meclisini topladı. Romen Diyojen ise savaş planını hazırlamıştı. İlk saldırı Türklerden gelecek ve bu saldırıyı kırmaları durumundada karşı saldırıya geçeceklerdi. Alp Arslan ise “Hilal Taktiği” konusunda komutanlarıyla uzlaşmıştı.
İşte böyle. Yeni imajı ile çok antipatik olsa da ilk şarkısında doğrulardan söz ettiği için Nihat Doğan’ı tebrik etmek lazım…
Nihat Doğan’ın yeni imajı ve yeni albümünün şarkı sözlerini paylaşmıştım aşağıda. Buyurun bir de siz dinleyin…

