<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Yazmadan Duramıyoruz</title>
	<atom:link href="http://www.yazdik.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yazdik.com</link>
	<description>Her şeyi biz yazdık</description>
	<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 22:23:41 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Neden Türkiye&#8217;de yabancı film çekilmiyor ?</title>
		<link>http://www.yazdik.com/neden-turkiyede-yabanci-film-cekilmiyor</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/neden-turkiyede-yabanci-film-cekilmiyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 22:23:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çakır</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>

		<category><![CDATA[narnia günlükleri]]></category>

		<category><![CDATA[sinema teşvik yasası]]></category>

		<category><![CDATA[troya]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye de yabancı film]]></category>

		<category><![CDATA[www.hollywood.com]]></category>

		<category><![CDATA[yabancı sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[Sinema da film izleyen bir kişinin o an ve o andan sonra sahip olduğu duygulardan bahsetmek istiyorum. Mesela şahsımız Miami, New York, Paris gibi herhangi bir yerde çekilmiş olan filmi izlesin. Eğer film hoşuna gitmişse ve de filmin çekildiği yer hakkında ki merakını gidermek isterse gideceği yer için seyahat bahanesi olabilir. Mesela benim filmlerde en hasta olduğum yer Hawaii, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/10/hollywood-ve-yabanci-sinema.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-134" title="Hollywood ve Türkiye sineması" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/10/hollywood-ve-yabanci-sinema.jpg" alt="" width="349" height="258" /></a><span title="S" class="cap"><span>S</span></span>inema da film izleyen bir kişinin o an ve o andan sonra sahip olduğu duygulardan bahsetmek istiyorum. Mesela şahsımız <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Miami,_Florida">Miami</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/New_York">New York</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Paris">Paris</a> gibi herhangi bir yerde çekilmiş olan filmi izlesin. Eğer film hoşuna gitmişse ve de filmin çekildiği yer hakkında ki merakını gidermek isterse gideceği yer için seyahat bahanesi olabilir. Mesela benim filmlerde en hasta olduğum yer <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hawaii">Hawaii</a>, mekan güzel ortam cıvıl cıvıl&#8230; Hep de oraya gitmek 1 haftalık tatilimi doyasıya geçirmek isterim. Bu isteğimin temel sebebi ne sizce? Ben orayı çok mu iyi biliyorum yoksa filmde gördüm şeyler ile adeta reklamı yapıldı da ilgimi mi çekti?<br />
Sinema bildiğiniz gibi reklamın en iyi yapıldığı yer ve kitleye ulaşmanın en kısa yoludur. Yani sözün en iyi dağıtıldığı mekan. Lafımı şuraya getirmek istiyorum. Neden Türkiye&#8217;de Hollywood imzalı ya da genel bir ibareyle yabancı film firmaları film çekmiyor? İşte bu sorunun tek cevabı var o da o ülkemizde ki yasalarda <a href="http://www.trt.gov.tr/wwwtrt/hdevam.aspx?hid=209452&amp;k=6">&#8220;Sinema Teşvik Yasası&#8221;</a> diye bir kanunun olması gerekmekteymiş (Türkiye şimdilerde bu yasayı çıkartmaya çalışıyor). Yani film şirketlerinin önünde sayısız bürokratik ve yasal engel var. Film çekmeyi planlayan yapımcı filmdeki yer hakkında bilgi ediniyor ve de ona en uygun film sahası seçiliyor. Sadece bununla kalmıyor &#8220;Sinema Teşvik Yasası&#8221; nı gözetiyor.<br />
Teşvik yasası nedir mi? Filmi çekecek şirkete cazip koşulların oluşturulmasıdır. Diğer ülkeler oldukça teşviklendiriyor yapımcı şirketleri. En büyük teşvikse vergi indirimi ve de birkaç ülkenin uyguladığı &#8220;geri ödeme&#8221; teşvikleri. Teşvik konusunda size birkaç tane örnek vermek istiyorum. . . <span id="more-129"></span></p>
<p>İlk örneğim mumya diyarı Mısır&#8217;dan. Geçen zaman içerisinde <a href="http://www.themummy.com/">The Mummy</a>&#8216;nin 3. sü beyazperdeye yansıtılmıştı. Aslında bu Mumya serisinin temeli Mısır&#8217;ın ABD&#8217;ye Mumya hakkında roman yazılması direktifi doğrultusunda sipariş vermesiymiş. Romanın yazılıp sinemaya aktarıldıktan sonraki Mısır&#8217;daki turist sayısında epey bir artış gözükmüş. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi? Diğer örneğim ise İngiltere, Almanya, Fas, Tunus, Mısır, Malta, Romanya ve ABD&#8217;nin de aralarında bulunduğu pek çok ülke, filmlerin kendi topraklarında çekilmesini sağlamak üzere büyük vergi indirimleri uyguluyor olması. Ama görünen köy fazla uzakta değildir hesabı, Türkiye&#8217;de bu teşvik yasası hakkında çalışmalar başlatılmış. Bu biraz geç oldu. Çünkü 180 milyon dolarlık dev bir bütçeye sahip olan<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Narnia_G%C3%BCnl%C3%BCkleri_(film)"> Narnia Günlükleri </a>Türkiye&#8217;de çekilecekken Yeni Zelanda&#8217;da çekildi. Tek sebebi yasanın olmaması. Bi diğer kaçan önemli fırsatlardan biri ise <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Troy">TROY</a>; 175 milyon dolarlık bütçe ile çekilen Brad Pitt ve Eric Bana gibi ünlü oyuncuların rol aldığı &#8220;Troya&#8221; filmi, gerçek mekânında çekmek isteyen yapımcılar (Çanakkale&#8217;de) , maliyetler nedeniyle Fas&#8217;ta çekme kararı aldılar.</p>
<p>Size Türkiyedeki mekanlar hakkında birkaç senaryo-sahne sunmak istiyorum;<br />
<strong>Film 1</strong>, mekan <a href="http://images.google.com.tr/images?um=1&amp;hl=tr&amp;rlz=1T4GGLJ_tr___TR278&amp;q=Konya+Alaeddin+Keykubat+Tepesi&amp;btnG=G%C3%B6rsellerde+Ara">Konya Alaeddin Keykubat Tepesi</a>&#8216;nde bulunan kavşak, filmimizin türü komedi olsun, senaryo kendisini daima dünyanın merkezi sanan bir gencin başından geçen komik olaylar, filmin ismi de &#8220;Artistik Patinaj&#8221; olsun ve de işte o sahne; şapkasını yan takmış, siyah gözlüklü, façalı Serçe arabasıyla kavşak da devamlı dönüp duran bir genç, koltuğu da geriye yatırmış, bir kolu da pencereden sallanıyor, arka fon müziğinde ne mi var <a href="http://www.yazdik.com/osmanli-tokadi-turk-sinemasi">bu sefer </a>Hans Zimmer yok onun yerine Ankaralı Namık (bu senaryoyu arkadaşımın anlattığı Konya hatırasından esinlendim (:  )&#8230;<br />
<strong>Film 2</strong>, yer İzmir Çeşme Otobanı , tür bilim-kurgu, sahne; arabasının arkasında &#8220;Babam Sağolsun&#8221; yazısıyla otobanda bir gidip bir gelen arabaları yılan misali kıvrılarak sollayan hız tutkunu bir genç ve de fon müziğinde de Linkin Park &#8216;dan &#8220;A Place For My Head&#8221;. Senaryolar biraz değişik oldu ama umarım anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir. Ve yine umuyorum ki &#8220;Sinema teşvik yasası&#8221; en kısa sürede yürürlüğe girer de ülkemizde çekilen kaliteli filmleri izleriz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/neden-turkiyede-yabanci-film-cekilmiyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Olur Böyle Vakalar (!) Fatih Hoca Yakalar</title>
		<link>http://www.yazdik.com/olur-boyle-vakalar-fatih-hoca-yakalar</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/olur-boyle-vakalar-fatih-hoca-yakalar#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 14:32:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Samet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<category><![CDATA[belçika milli takımı]]></category>

		<category><![CDATA[belçika türkiye maç sonucu]]></category>

		<category><![CDATA[fatih terim]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye belçika maç yorumu]]></category>

		<category><![CDATA[Vandereycken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Bir önceki ‘Da Belçika Şifresi’ adlı yazımda belirtmiştim. Bu takımın duran toplarına dikkat etmeliyiz. Eminim futbolcularımız bunu benden iyi biliyorlardı. Ancak Tuncay’ın sakatlanması duran toplardaki adam paylaşımında problem yarattı ve bir gol yememize mal oldu. Yine de ben 2 gol hatta 3 gol atacağımıza inanıyordum. 2008 Avrupa Şampiyonası’nda takımın yarısı sakattı. Ama sakat oyuncunun yerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.yazdik.com/da-belcika-sifresi"><img class="alignleft" title="Türkiye Belçika Maçı Sonrası" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/09/afrika-dunya-kupasi.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><span style="Times New Roman;"><span title="B" class="cap"><span>B</span></span>ir önceki ‘<a href="http://www.yazdik.com/da-belcika-sifresi">Da Belçika Şifresi</a>’ adlı yazımda belirtmiştim. Bu takımın duran toplarına dikkat etmeliyiz. Eminim futbolcularımız bunu benden iyi biliyorlardı. Ancak Tuncay’ın sakatlanması duran toplardaki adam paylaşımında problem yarattı ve bir gol yememize mal oldu. Yine de ben 2 gol hatta 3 gol atacağımıza inanıyordum. 2008 Avrupa Şampiyonası’nda takımın yarısı sakattı. Ama sakat oyuncunun yerinde oynayan oyuncu en iyi performansını gösteriyordu. Dünkü maçta ne Aurelio’nun yerinde oynayan Mehmet Topal başarılı olabildi ne de Tuncay’ın yerine giren Halil ki Tuncay’ın görevini 12. dakikadan sonra Semih üstlendi fakat o kadar başarılı olmasını beklemek insafsızlık olurdu. Çünkü ne kadar Fenerbahçe’de ki yeni görev yeri orası olsa da 2 haftadır ilerde tek forvet olarak hazırlanıyordu. Ve bu maçada öyle çıktı&#8230; </span><span id="more-122"></span><br />
<span style="Times New Roman;"> <strong>Çaglar</strong>… Fatih Terim güvenmiş ve oynatmış. İlk maçı olmasına rağmen gayet iyi olduğunu düşünüyorum. Ne kadar spor yorumcuları &#8220;niye böyle bir maçta tecrübeli Uğur Boral varken Çağlar çıktı&#8221; gibi eleştiriler yapsa da eğer Fatih Terim yaptıysa kimsenin eleştirmeye hakkı yok. Niye mi? Avrupa Şampiyonası’nda ki 3-2 kazandığımız Çek maçı. Durum 1-0 Çekler önde. Dakika 46 Fatih Terim geride olmamıza rağmen Semih’i alıp yerine Sabri’yi sokuyor. Yani hangi teknik adam kesin kazanması gereken bir maçta 1-0 gerideyken forvet alıp defans sokacak kadar cesur? İşte o adam Fatih Terim. Ve o maçta 2 asist yapan Hamit, Sabri’nin yerinde oynuyordu. Sabri sağ beke Hamit sağ açığa alındı. UEFA’nın altın 11’ine seçilen Hamit bu maç sayesinde dikkat çekti. Peki bunu sağlayan kim? O da Fatih Terim. Şimdi de kimsenin çıkıpta Çağlar’ı niye oynattı diye eleştiri yapmaya hakkı yok. Belçika’nın 6 oyuncusu 19-23 yaş arasıyken ve çoğu ilk maçına çıkarken bizden de bir oyuncu ilk maçına çıksın. Çıksında kötü oynasın ki Çağlar&#8217;ın tarafında oynayan oyuncu Wesley Sonck’tu. Çağlar, Sonck&#8217;un karşısında gayette başarılı bir oyun çıkardı. Velhasıl maç bitti ve skor 1-1 di. Bu bizim için bir kayıptı. Sürpriz oldu. Ama gecenin tek süprizi bu değildi. Portekiz evinde Danimarka’ya 3-2 mağlup oldu, İsviçre daha hiçbir uluslar arası organizasyona katılamamış Lüksemburg’a evinde 2-1 mağlup oldu, Brezilya 40 dakika 10 kişi oynayan Bolivya ile kendi evinde 0-0 berabere kaldı. Henüz 2. maçlar, telafi edilebilir. Ben Fatih Terim’e sonuna kadar güveniyorum. Bizim böyle bir teknik direktörümüz olduğu için gurur duymalıyız. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="small;"><span style="Times New Roman;">Biraz da maç dışı konuşalım. Çünkü bu maça damgasını vuran olaylar bunlardı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fatih_Terim">Fatih Terim</a>’in <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ren%C3%A9_Vandereycken">Vandereycken</a>’le olan tartışması… Ben önce bu hareketleri Milli Takım’ın teknik direktörüne yakıştıramamıştım ama maç sonrasındaki basın toplasında Vandereycken’in yaptığı hareketin İtalyanca’da çok ağır bir hakaret olduğunu öğrendim. (Eğer Belçikalı bir adamın nerden İtalyanca bilebileceği aklınızda soru işareti oluşturuyorsa ki bende de oluşturdu. <strong>Vandereycken İtalya’nın Genoa takımında oynamış</strong>. Öyle yazıyor vikipedinin yalancısıyım <strong>(:</strong> </span><span style="Times New Roman;">). <span style="yes;"> </span>Fatih Terim’inde dediği gibi etten kemikten insanız. Yani tepki göstermesi normal bence. Eğer bir ceza verilecekse bu sadece Fatih Terim’e olmamalı. Vandereycken’e de uygulanmalı. Haksızlık durumunda futbol federasyonu ve Şenez Erzik’in gerekli itirazları yapacağını umuyorum.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="small;"><span style="Times New Roman;">Fatih Terim’in yaptığı basın toplasında yabancı basın mensuplarından birinin sorusu çok ilginçti. Stadın neden dolu olmadığını sordu Fatih Terim’e. O da ramazan yüzünden dedi. Fatih Terim’de aslında biliyor nedenini ama açıklayamıyor. Bilet fiyatları…<br />
Bu maç her takımın gelmeye korktuğu Şükrü Saraçoğlu’nda oynanıyor. 55 bin kapasitesi var. Ve biz elimizde ki bu cevheri dünkü maçta yeterince kullanamadık. Neden?<strong> 110 YTL</strong>&#8216;ye mili maç mı olur kardeşim ya. Para kazanmak mı istiyorsunuz kurun stadın önüne bir stand. Satın milli formaları tabi varsa para kazanma amacınız. Gerçi olmasa böyle bir amaç niye bu kadar pahalı olsun ki (!). Şimdi sen bu maç yüzünden guruptan çıkamadığın zaman, bu maçtaki biletlerden aldığın paralar mı kurtaracak seni. Yoksa guruptan çıktığın zaman reklam gelirlerinden alacağın paramı kurtaracak ki burada önemli olan para değil ülkemizin reklamının yapılmasıdır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="small;"><span style="Times New Roman;">İyisiyle kötüsüyle, Çaglarıyla Uğur Boralıyla, Terimiyle Vandereyckeniyle bir maçı daha geride bıraktık. Umarım sakatlarda düzelince önümüzde ki maçları kazanarak yolumuza devam ederiz.<br />
Milli Takıma başarılar diliyorum…</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/olur-boyle-vakalar-fatih-hoca-yakalar/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ruhum aynaysa, ruhuma nasıl bakabilirim?</title>
		<link>http://www.yazdik.com/ruhum-aynaysa-ruhuma-nasil-bakabilirim</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/ruhum-aynaysa-ruhuma-nasil-bakabilirim#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 09:56:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Birazda Filozoflaşalım]]></category>

		<category><![CDATA[ayna]]></category>

		<category><![CDATA[doğa]]></category>

		<category><![CDATA[felsefe]]></category>

		<category><![CDATA[gerçek ölçüt]]></category>

		<category><![CDATA[inanç]]></category>

		<category><![CDATA[inançsızlık]]></category>

		<category><![CDATA[islam]]></category>

		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>

		<category><![CDATA[metafizik]]></category>

		<category><![CDATA[ruh]]></category>

		<category><![CDATA[sistem]]></category>

		<category><![CDATA[terazi]]></category>

		<category><![CDATA[yanlış sistem]]></category>

		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[Bir hoşgeldin yazısında benden olsun. Konu, metin editörünü açınca öylesine aklıma geldi. Ben aynaysam, peki ben kendime nasıl bakarım?
Açıklama gerektiren bir başlık. Çünkü benimde aklım karışıyor.
Kendi iç dünyamda hissettikerim ve çözümlediklerim, beynime sirayet edince ortaya karışık cümleler çıkıyor. Bu cümleler hislerimi ne kadar ifade ediyor bilemiyorum. Bunun için çok yazı yazmak ve doğru duygu için doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="B" class="cap"><span>B</span></span>ir hoşgeldin yazısında benden olsun. Konu, metin editörünü açınca öylesine aklıma geldi. Ben aynaysam, peki ben kendime nasıl bakarım?<br />
Açıklama gerektiren bir başlık. Çünkü benimde aklım karışıyor.<br />
Kendi iç dünyamda hissettikerim ve çözümlediklerim, beynime sirayet edince ortaya karışık cümleler çıkıyor. Bu cümleler hislerimi ne kadar ifade ediyor bilemiyorum. Bunun için çok yazı yazmak ve doğru duygu için doğru kelimeyi kullanmak gerekiyor.<br />
Diyelimki bizim kim olduğumuzu gösteren bir ayna olsun. O aynada ben olayım. Peki ben nereye bakıp kendimi görebilirim?<br />
Herkesin kendi kişilik ve karakterini ölçebileceği bir terazi olsa. Bu teraziyi ölçen bir değerinde olması gerekmezmiydi.<br />
Acaba terazi doğru mu? Ayna doğru gösteriyor mu?<br />
Yaşadığımız dünya tamamen içinde bulunan insanların oluşturduğu sistemlerle dolu. Yani aslında insanlar olmasa , dünya şu andaki halde ve sistemde olmazdı. Para denen bir şey icat ettik, bunun için insanları öldürdük. Koca ormanları katlettik ve içine trafik lambası koyduk burdan geçmek yasak diye.<br />
Dünyanın sadece bize ait olduğunu varsayarak istediğimiz gibi çarptık, kestik, biçtik ve yeni kurallar getirdik. Her getirdiğimiz yeni sistem var olan doğal sisteme ters düştü. Bunun getirdiği sonuçsa çok açık &#8220;Küresel ısınma&#8221;. <span id="more-118"></span><br />
Tekrar düşünecek olursak bildiğimiz ve kurduğumuz tüm sistemlerin yanlış olduğu fikrine kapılabiliriz. Ya saat dilimimiz bile yanlışsa?  Kainat işleyişinde zaman kavramı ya farklıysa?<br />
O zaman yaptığımız ve bildiğimiz herşey kainatla zıtlaşıyor demektir. O zaman biz tüm evrene zıt davranarak aslında kendimizi yok etmek üzereyiz.<br />
İşin aslına dönmek istiyorum. Ya ayna yanlışsa. Yada hep terazi olarak gördüğümüz kriterler aslında fasa fisoysa. Bunu nasıl anlıcağız? Kime soracağız? Ayna kendini nasıl görecek? terazi doğruluğunu nasıl tartacak?<br />
Ben kesinlikle evrendeki enerji sistemine ayak uyduramadığımızı ve zıtlaştığımızı düşünüyorum. Çünkü doğa dediğimiz müthiş denge kainata zıt işlemez. O kainatla beraber döner ve kendini yeniler. Ama şu andaki doğa sistemine baktığımızda durum içler acısı. O zaman bizim sistemlerimiz tamamen yanlış oluyor.<br />
Kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor. Bunun içinde bir aynaya bakıp öncelikle kendimizi görmemiz değerlendirmemiz gerekiyor. Peki doğru aynayı nerden bulacağız?<br />
Tanrı olgusu, herşeyin varlığının tek varlık geldiğini söyler. İslam dininde Allah kelimesi bu özel varlığın kendisini vurgular. Peki soru şu; Gerçek ayna Tanrımıdır? Yani Allah&#8217;ın ta kendisimidir. Gerçek ölçüt ve terazi kendisimidir? Eğer kendisiyle biz kendimizi nasıl Ölçeriz?<br />
Konu inanca girince yorum yapmak istemiyorum. Herkes istediğine inanma ve uygulamada özgür (Başkalarının haklarına tecevüz etmediği sürece).<br />
Benim şahsi görüşüm kainatta henüz gerçek bir terazinin olmadığıdır. Çünkü bu terazinin varolduğunu varsaysak bile birde onun tartısının gerçekliği konusu gündeme geliyor. (Allahın varolduğunu biliyorum, ama gerçek terazi nedir?)<br />
Peki neye göre davranacaz. İşin en başına dönmemiz gerekiyor. Bizim verdiğimiz tepkilerin ve kurduğumuz sistemlerin, doğada nasıl etki yaptığını incelememiz gerekiyor. Eğer doğa bizden memnunsa doğru yoldayız demektir. Çünkü doğa tüm kainat enerjileriyle iletişim halindedir. Onun doğru işlemesi bizimde doğru yaptığımızı gösterir.<br />
İşi dini boyuta getirirsek; Eğerki islam dinine inanmamız ve uygulamamız tüm kainattaki enerji sistemleriyle doğru işliyorsa o doğru dindir. Kainattaki enerji sistemleriyle doğru işlediğini anlamak içinde  bence, aynanında terazisi konumunda olan, doğaya bakmamız lazım.<br />
İşi özetlersem benim şahsi görüşüm, Hep ayna ve terazi diye baktığımız sistem ve olguları ölçmek için gerçek terazi &#8220;DOĞA&#8221; dır.<br />
Soru: <strong>Ruhum aynaysa, ben kendime nasıl bakarım</strong>?<br />
Cevap: &#8220;<strong>DOĞA</strong>&#8221;<br />
&#8230;&#8230;&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/ruhum-aynaysa-ruhuma-nasil-bakabilirim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Da Belçika Şifresi</title>
		<link>http://www.yazdik.com/da-belcika-sifresi</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/da-belcika-sifresi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 20:39:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Samet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<category><![CDATA[belçika]]></category>

		<category><![CDATA[belçika milli takımı]]></category>

		<category><![CDATA[belçika otun tarzı]]></category>

		<category><![CDATA[dünya kupası belçika maçı]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye belçika maçı]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye dünya kupası eleme maçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye-Belçika maçı… Dünya Kupası elemelerinin 2. maçı… Stad Şükrü Saraçoğlu… 55 bin kişilik futbol mabedi… Hakem Stephane Lannoy, yardımcıları Fredric Cano ve Eric Dansault olacak. 20 maçta 1 kırmızı ve maç başına 4 sarı kart göstermiş. Bu istatistikler Lannoy’un sertliğe göz yuman bir hakem olduğunu açıkça belli ediyor. Hakeme itiraz dışında yapılan faullerin (çok sert [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="11pt;"><span style="Times New Roman;"><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/09/afrika-dunya-kupasi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-115" title="Afrika Dünya Kupası Türkiye Belçika Maçı" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/09/afrika-dunya-kupasi.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><span title="T" class="cap"><span>T</span></span>ürkiye-Belçika maçı… <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/FIFA_D%C3%BCnya_Kupas%C4%B1">Dünya Kupası </a>elemelerinin 2. maçı… Stad Şükrü Saraçoğlu… 55 bin kişilik futbol mabedi… Hakem <a href="http://fr.wikipedia.org/wiki/St%C3%A9phane_Lannoy">Stephane Lannoy</a>, yardımcıları Fredric Cano ve </span></span><span style="Arial;">Eric Dansault olacak</span><span style="Arial;">. </span><span style="Arial;">20 maçta 1 kırmızı ve maç başına 4 sarı kart göstermiş. Bu istatistikler Lannoy’un sertliğe göz yuman bir hakem olduğunu açıkça belli ediyor. Hakeme itiraz dışında yapılan faullerin (çok sert olmamak kaydıyla) futbolcular için bir tehdit oluşturacağını sanmıyorum. Ancak Belçika Türkiye’ye göre faullü oynayan bir takım görüntüsünde. Zaten deplasman maçlarına kazanmak için değil, beraberlik için çıkıyorlar. Ben Belçika’nın ve Türkiye’nin son 8 maçına baktım. Belçika deplasmanda maç başına 2 gol yeme, 0.5 gol atma, Türkiye ise iç sahada 0.75 gol yeme ve 1.5 gol atma ortalamasıyla oynuyorlar. Yani biz bu maçta 1 gol yesek bile en az 2 gol atabiliriz. (Maç tahminim ortaya çıkmış oldu. 2-1 yada 4-2)</span><span style="Arial;">. Ama şuda bir gerçek ki istatistikler maç kazanmıyor&#8230;   <span id="more-110"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="Arial;">Belçika Mili Takım kadrosuna baktığımızda karşımızda çok genç bir ekibin olduğunu görüyoruz. Yaş ortalaması 24 olan bir takım. Türk Milli Takım’ının yaş ortalaması ise 28 yani onlar bizden daha genç ancak daha tecrübesiz bir ekibe sahipler. Bu bizim için bir avantaj mı dezavantaj mı olur onu maçta göreceğiz, eğer maçı hızlı bir şekilde oynarsak eminim ki zorlanmayacağız. Belçika’nın defans bloğuna gelecek olursak ortada Bayern Münih’li Van Buyten ve M.City&#8217;li Kompany gibi iki dev var. Biri 1.96 biri 1.92 boyunda olan bu iki oyuncuya özellikle Belçika’nın kullanacağı hücuma yönelik duran toplarda dikkat etmemiz gerekiyor. Ancak bu oyuncular kolay hata yapabilen ve kolay çalımlanabilen oyuncular. Bence bu maçta Nihat’ı çok arayacağız. Orta sahalarında ise 32 yaşındaki Timmy Simons hariç çok genç yetenekler var. Diğer üç oyuncunun yaş ortalaması 20. Bu orta sahalarının kondisyonunun iyi olduğunu gösteriyor. Ancak yine bizden tecrübesizler. Forvetlerinde de Estonya maçında Sonck ve Mirallas oynamıştı. Ancak bence bu maçta Mirallas’ın yerine Psv’li forvet Dembele oynayacak. Çok hızlı olan Dembele oynaması durumunda dikkat edilmesi gereken bir oyuncu. Ne olursa olsun Türkiye Belçika’dan hem kadro olarak hem de form olarak en az 2 gömlek üstün. Bizim bu takımı yeneceğimize benim inancım tam.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="Arial;">Ben bu yazımda Türkiye’nin nasıl oynaması gerektiğini ele almadım. Çünkü bu Fatih Terim’in işi ki zaten Türk Milli Takımı elinden geleni yapıp bu maçı kazanacaktır. Sadece Belçika’nın oyun sisteminden bahsettim. Uzun uğraşlar ve araştırmalar sonunda bulduğum Belçika Milli Takım’ının futbolcularının özelliklerini sizlerle paylaştım. Umarım sizde düşüncelerinizi benle paylaşırsınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="Arial;">Türk Milli Takım’ına başarılar diliyorum ve yorumlarınızı bekliyorum&#8230;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/da-belcika-sifresi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Özgün içerik nedir? Nasıl oluşturulur?</title>
		<link>http://www.yazdik.com/ozgun-icerik-nedir-nasil-olusturulur</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/ozgun-icerik-nedir-nasil-olusturulur#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 16:51:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog Dünyası]]></category>

		<category><![CDATA[özgün içerik]]></category>

		<category><![CDATA[özgün içerik nedir]]></category>

		<category><![CDATA[özgün makale]]></category>

		<category><![CDATA[özgün yazı]]></category>

		<category><![CDATA[özgün yazı yazmak]]></category>

		<category><![CDATA[özgünlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Merhabalar. Bende diğer yazarlarımız gibi kısaca kendimden bahsetmek istiyorum. 19 yıldır Burak Budak olarak hayatına devam eden ben şu anda Kocaeli Üniversitesinde Jeodezi ve Fotogrametri mühendisliğinde okuyorum. Bilgisayar, internet ve fotoğraf çekmek en büyük ilgi alanlarımdır. Kendimi bu yönlerde geliştirmeye çalışıyorum. Bu blogda daha çok ne yazacağıma karar veremesemde genelde internet ve bilgisayar konularında ağırlıklı yazılar yazacağım.
İlk olarak ne yazsam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="M" class="cap"><span>M</span></span>erhabalar. Bende diğer yazarlarımız gibi kısaca kendimden bahsetmek istiyorum. 19 yıldır <strong>Burak Budak</strong> olarak hayatına devam eden ben şu anda Kocaeli Üniversitesinde Jeodezi ve Fotogrametri mühendisliğinde okuyorum. Bilgisayar, internet ve fotoğraf çekmek en büyük ilgi alanlarımdır. Kendimi bu yönlerde geliştirmeye çalışıyorum. Bu blogda daha çok ne yazacağıma karar veremesemde genelde internet ve bilgisayar konularında ağırlıklı yazılar yazacağım.<br />
İlk olarak ne yazsam diye çok düşündüm, çünkü yazacağım şey benim düşüncelerim olmalıydı yani özgün olmalıydı. Çünkü özgün makaleler her zaman için internet dünyasında iyi bir yer edinirler. Bu blogda da elimizden geldiğince özgün yazılar yazmaya çalışacağımız için (bkz. <a href="http://www.yazdik.com/ilk-yazi-herseyin-baslangicidir">İlk yazı herşeyin başlangıcıdır</a>) benim yazacağım konuda kesinlikle özgün olmalıydı. Gerçekten çok araştırdım, bir çok arkadaşıma sorular sordum ama yazabileceğim kalitede bir konu bulamadım. Özgün makale yazmanın gerçekten zor olduğunu biliyordum ama bu kadar zor olacağını tahmin edemiyordum. En sonunda <a href="http://www.teakolik.com">teakolik</a> adlı blog yazarı abimin önerisiyle &#8220;<strong>Özgün içerik</strong>&#8221; hakkında bir yazı yazmaya karar verdim&#8230;   <span id="more-105"></span></p>
<p><strong>Özgün İçerik Nedir ?</strong><br />
Özgün içerik hiçbir yerde bulunmayan içeriktir. Büyük araştırmalar sonucu ortaya çıkmış, konu bilinen bir konu olsa bile hiçbir yerde bulunmayan içeriktir. Bu konuda yanlış anlaşılmalar olmasın. Çünkü özgün içerik demek hiçbir yerde bulunmayan bir <strong>konu demek değil</strong>, hiçbir yerde bulunmayan bir <strong>yazı</strong> demektir. Yani bir konuda birden fazla özgün makale/yazı yazılabilir. Yeterki bu yazılanlar sizin düşüncelerinizle sizin klavyenizden çıkmış olsun.<br />
Bu konuda çok güzel iki örnek verebilirim. İki ayrı blog, ikisi de gerçekten çok kaliteli <strong>özgün</strong> yazılar yazıyor. İkisi fotoğrafçılık üzerine de yazılar yazıyorlar. Sürekli ziyaret ettiğim için ne yazdıklarını da biliyorum. İkisinde de Hdr fotoğraf tekniğiyle ilgili yazılar var, eğer yazıları okursanız kesinlikle konu dışında hiçbir ilişki bulunmadığını görebilirsiniz.<br />
<a href="http://www.gunesintamicinde.com/hdr-fotograf-cekmek-high-dynamic-range-photos/">Güneşin Tam İçinde Hdr yazısı.</a> - <a href="http://www.hakkiceylan.com/hdr_fotograf_olusturma_photomatix/">Hakkı Ceylan Hdr yazısı</a>.<br />
İşte bu iki makale de birer özgün makaledir. Bir çok yerde bu konuda (hdr) yazılar var ama oların yazdıkları da kendi düşünceleri ve bilgileri doğrultusunda olduğu için kesinlikle özgün makaledir&#8230;</p>
<p><strong>Özgün İçerik Nasıl oluşturulur ?</strong><br />
İşte işin belkide en zor ama en güzel kısmını burası. Çünkü burda bilgilerinizi kullanıyorsunuz, yazacağınız konuda araştırmalar sonucu bir çok yeni bilgi öğrenip insanlarla paylaşıyorsunuz. İşte bunu yapabilmek için öncelikle yazacağınız konu hakkında yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmanız lazım. Çünkü yazacağınız konuda insanlara bilgi veriyorsunuz ve sizin karşılaştığınız sorunlar ile mutlaka karşılaşacaklardır. İşte burda tecrübelerinizden yararlanarak çok iyi bilgiler verebileceksiniz. Evet bir konuda yeterli bir bilgiye sahip olduğunuzu düşünüyorsanız işin büyük bir bölümü bitmiştir. Kalan tek şey iyi bir araştırma. Her ne kadar iyi bildiğinizi düşünüyorsanız bile mutlaka araştırma yapmanız lazım. Araştırma yaparak hem kendi bilgilerinizi tazeleyeceksiniz hem yeni bilgiler öğreneceksiniz bu da sizin yazacağınız makalenin eksiksiz bir hale gelmesini sağlayacaktır. Yazılarda en çok yararlanılan kaynak vikipedia&#8217;dır bunu da bilmekte ve kullanmakta yarar var.<br />
Tabi makale yazarken önemli bir konuda ön çalışmadır. İşin araştırma kısmında edindiğimiz yeni bilgiler ve yararlandığımız kaynakları not almamız hem yazım aşamasında işimizi kolaylaştıracak hem de yazı sonunda yararlandığımız kaynakları vermemizde rahatlık sağlayacaktır. <br />
Eğer bir sıralama yapacak olursam;<br />
<strong>1</strong>- İlgili ve bilgili olduğumuz bir konu<br />
<strong>2</strong>- Bu konu ile ilgili bir ön çalışma<br />
<strong>3</strong>- Konu hakkında iyi bir araştırma<br />
Bu sıralamaya uyarak çok güzel makaleler çıkarmamanız için hiçbir neden yok&#8230;</p>
<p><strong>Özgün Makale Yazarak Ne Kazanırız ?</strong><br />
Özgün makaleler herkesin bildiği gibi Google&#8217;nin gözünde çok önemlidir. Yani özgün makale yazarak her zaman google&#8217;den hak ettiğimiz değeri alabiliriz. Bunun örnekleri özellikle blog dünyasında çok var. Google&#8217;den alacağımız iyi bir değer (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/PageRank">pr</a>) zaten herşeyin başlangıcı olur, çünkü internet sitelerinin ziyaretçilerinin %80-90&#8242; ı google&#8217;den gelir. Bu da hiç azımsanacak bir rakam değil.<br />
Tabi sadece google değil. Yazacağınız güzel yazılar ile bir çok daimi ziyaretçi kazanabilirsiniz. Bu da size saygınlık kazandırır.<br />
İşin reklam boyutu da yok değil, sonuçta her yazar emeğinin karşılığını almak ister. İşte google&#8217;nin verdiği bu değer sayesinde de google reklamlarından kaliteli reklamlar çıkar ve bu da size daha fazla gelir getirir. Özellikle son zamanlarda çıkan kontör reklamları nedeniyle bu çok önemli, yani siz kaliteli olursanız reklamlarınız da kaliteli olur gibi bir mantık kurulabilir&#8230;</p>
<p><strong>Son Olarak</strong><br />
Bazıları &#8220;ben kendi şiirimi yayınlıyorum&#8221;, &#8220;yazdıklarım hiç bir yerde yok&#8221;, &#8220;özgünüm ama google değer vermiyor&#8221; gibi sorular sorabilirler. Bunlara bir kaç şey söyleyebilirim. Öncelikle sadece ama sadece özgün yazarak bir yere gelmek istiyorsanız (sadece özgün şiirler, hikayeler yazarak) bunun için çok uzun bir zaman gereklidir. Çünkü yazdıklarınızın google de iyi bir yer alması için insanların yararına olmasının çok yararı var. Yani ilgi çekici konularda özgün yazılar yazarak çok kısa sürede iyi bir yer elde edilebilir ama kişisel yazılar, şiirler vb. konularda yazarak kısa sürede popüler olunmayı beklemek biraz anlamsız olur. Bu şekilde popüler olmak isteyenlerin çok uzun zaman beklemeleri lazım. Bu süreyi hızlandırmak da onların elinde&#8230;</p>
<p>Böylece bende ilk yazımı bitirmiş oluyorum. Umarım burda sizlere anlatmak istediklerimi anlatabilmişimdir. Sizlerde o değerli düşüncelerinizi yazarsanız çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Yorumlarınızı bekliyorum &#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/ozgun-icerik-nedir-nasil-olusturulur/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Tokadı &#124; Türk Sineması</title>
		<link>http://www.yazdik.com/osmanli-tokadi-turk-sinemasi</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/osmanli-tokadi-turk-sinemasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 14:44:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çakır</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[Hans Zimmer]]></category>

		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>

		<category><![CDATA[osmanlı tokadı]]></category>

		<category><![CDATA[türk filmleri]]></category>

		<category><![CDATA[türk tahinin filmleştirilmesi]]></category>

		<category><![CDATA[türk tarihi]]></category>

		<category><![CDATA[yabancı filmler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[Selam, ben Muhammet. 20 yıllık bir hayatım var. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat-Matematik bölümü 1.sınıf öğrencisiyim (hazırlıkda okudum). Bu blogda müzik, sinema kategorilerinin üzerine yoğunlaşarak bazen güncel bazen de nostaljik konularda yazılarımı paylaşacağım. &#8220;Bir yer olsa da içimde duranı yazabilsem&#8221; diye uzun zamandır muhafaza ediyordum seçtiğim bu konuyu. Konum film sektörü ve bizim şanlı tarihimiz. Konuma ilk destek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="S" class="cap"><span>S</span></span>elam, ben Muhammet. 20 yıllık bir hayatım var. Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat-Matematik bölümü 1.sınıf öğrencisiyim (hazırlıkda okudum). Bu blogda <strong>müzik</strong>, <strong>sinema</strong> kategorilerinin üzerine yoğunlaşarak bazen güncel bazen de nostaljik konularda yazılarımı paylaşacağım. &#8220;Bir yer olsa da içimde duranı yazabilsem&#8221; diye uzun zamandır muhafaza ediyordum seçtiğim bu konuyu. Konum film sektörü ve bizim şanlı tarihimiz. Konuma ilk destek nidamı vurguluyorum. <strong>Neden bizim tarihimiz filimleştirilmiyor</strong> sadece varlığıyla yetiniyoruz? Hatırlayın o 80&#8242;li yıllarda bi sürü Osmanlı filmi çekilmiş (<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kara+murat">Kara Murat</a>&#8216;tan Malkoçoğlu&#8217;na) ve de hemen hemen hepsi şu an itibariyle komik olarak nitelendirebileceğimiz bi kalitede seyirciye sunulmuştu (o zamanki imkan öyleydi, söylencek söz yok). Biz sahip olduğumuz tarihle sadece övünüyor ve başka ülkelerin de bilmesini sağlamaya çalışmıyoruz&#8230;  <span id="more-84"></span></p>
<p>Televizyon sektöründe bildiğiniz gibi yaptıklarınızı topluma en etkili biçimde sunma yöntemi &#8220;film&#8221; dir. Bu ne &#8220;belgesel&#8221; ne de &#8220;dizi&#8221; olur. Biz bunun farkındayız ama film sektörüne hiç de diziye yakın olduğumuz kadar yakın durmuyoruz. Her kanalda ayrı ayrı dizi fışkıracağına birkaç tanesi toplansa da anlamlı bi film çıkarsa fena mı olur? Aslında bu yargılarımın hepsinin temeli yabancıların yapması da bizim yapamamız. Mesela ABD pek de abartılacak bi tarihe sahip değil lakin yapıtlarında hep ABD&#8217;yi vurgulayıcı görsel şölenler mevcut, yani adamlar ellerindeki malzemeyi kullanmayı oldukça iyi biliyorlar. Ben şimdi buradan size bir sürü yapıt sunarım <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Er_Ryan'%C4%B1_Kurtarmak">Er Ryan&#8217;ı Kurtarmak</a>&#8216;tan başlar belki de <a href="http://www.uludagsozluk.com/k/bir-avuc-dolar-icin/">Bir Avuç Dolar İçin</a>&#8216;e kadar sıralayabilirm.Er Ryan filmi gerçek bi hayattan alınmış beyazperdeye sunulmuş ama ben derim ki size bizim Çanakkale gibi tarihte kos koca bi yaldızımız var hangisi daha etkili bir sunuş olabilir? Sadece Çanakkale mi daha nelerimiz var neler.<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul'un_fethi">İSTANBUL&#8217;un FETHİ </a>en büyük örnek. Bunların birkaçına film ya da belgesel yapılmadı mı? diye sorabiliriz ama hepsi şu anlık kaliteye sahip değil. Örneğin Çanakkale&#8217;nin belgeseli yapıldı ama ben hoşnut değilim.Çünkü orda gerçekleşmiş ve de Anzaklılara karşı yapılan bir sürü güzel incelikler var (bu incelikleri gösteren bizim dedelerimiz). Yabancılar zaten sinema sektörünün kültürü empoze gibi büyük bir etken olduğunun farkında. Yapabiliyorlar da işleri kolay anlıyacağınız. Ya duramıyacağım valla daha da örnekle süslemek istiyorum; mesela HollyWood ABD&#8217;nin tarihinde gelmiş geçmiş akıl almaz senaryolara yer vermiştir,Texas Katliamı,Tepenin gözleri gibi. Yahu bizde 90&#8242;lı senelerde kuzuların kurtlara teslim edildiği şehitlerimizin her an haberi geldiği bi dönem var. Neyse fazla uzatmanın da anlamı yok. İfade etmek istediğimi anladığınızı umuyorum ve onların çizgi karakterlerinin beyaz perdeye uyarlamasına örnek olarak ben de kendi kültürümden bi senaryo yazayım istedim. Önce biraz bilgi sunayım; <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_tokad%C4%B1">Osmanlı Tokadı</a>&#8216;nı herkes bilir. Bu stili kullanan Osmanlı askeri Tokatçı diye tanılırmış ve de bunların birlikleri varmış. Tokatçı denilen askerler devşirmelerden oluşur ve gayet iri yapılı, iri elli kişilermiş. Bunların özel çalışma salonları varmış. Salonlarda mermerden yapılı olan büyükçe kolonlar varmış. Tokatçılar bu mermer kolonları tokatlayarak ellerinde nasırlı bir katman oluşturur ve vuruşlarını kuvvetlendirirlermiş. Savaş sırasında ordunun en arkasında bulunur savaşın sonlarına doğru hızla savaş alanına girer ve bitkin durumda olan düşman askerlerini tek tokat darbesiyle yerle bir ederlermiş. Tokat attıkları kişinin yüzünü içeri çökertir ve beyin kanaması geçirmesine sebep olarak öldürürlermiş.<br />
<a href="http://www.yazdik.com"></a></p>
<p>İşte senaryo geliyor; bizim kahramanımız Anadolu köylerinin birinde çobanlık yapar ve bir gün hayvanları otlatmadan döndükten sonra köyü yağmalanmış, ana babası şehit edilmiş olarak bulur. Ve sonra bizim eleman da and içer (Kara Murat misali) gider Tokatçı birliğine katılır. Başlarda çömezlik dönemi geçiren birisi olur (her kahramanın yaşaması gereken bi dönem) daha sonra gelişir ve Tokatçı birliğinin başına gelir. Ve bu kahramanın görsel şölenlerle dolu muhteşem hikayesi&#8230;<br />
Bir de senaryodan bi sahne sunayım size. Bizim eleman taarruza kalkmış, gelene sağ gidene sol diye diye hepsini oturta oturta gidiyor (ağır çekimde, arka da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hans_Zimmer">Hans Zimmer</a>&#8216;in taarruz fon müziği). Sizce bunlar olsa fena mı olur?</p>
<p>Böylece ilk yazımın sonuna geldim. Bilmiyorum ne kadar odoyurucu bir yazı oldu ama söylemek istediğimi anlatabildiğimi düşünüyorum. Sizlerde bu konudaki görüşlerinizi yorumlar ile yazarsanız çok seviirim. Bir diğer yazıda görüşmek üzere &#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/osmanli-tokadi-turk-sinemasi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye Ermenistan diplomasi maçı</title>
		<link>http://www.yazdik.com/turkiye-ermenistan-diplomasi-maci</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/turkiye-ermenistan-diplomasi-maci#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2008 10:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Samet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<category><![CDATA[diplomasi]]></category>

		<category><![CDATA[dünya kupası elemeleri]]></category>

		<category><![CDATA[ermenistan]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye ermenistan maçı özetim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=74</guid>
		<description><![CDATA[A Milli Takımlar düzeyinde Ermenistan’la Türkiye ilk kez karşılaşıyorlar. Maç öncesinde sanki futbol unutuldu ve yerini diplomasiye bıraktı. Kimse maçı konuşmuyor. Alınan güvenlik önlemleri, bazı Ermeni gurupların protestoları, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün ziyareti vs. neredeyse maçı maç olmaktan çıkaracaklardı ki Fatih Terim&#8217;in &#8220;Tarihin yükünü omzumuzda taşıyamayız&#8221; sözleri bir nebze olsun bunu engelledi. Ama ben maçın siyasi yönünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span style="Times New Roman;"><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/09/turkiye-ermenistan-maci.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-78" title="Türkiye Eermenistan Maçı" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/09/turkiye-ermenistan-maci.jpg" alt="" width="272" height="204" /></a><span title="A" class="cap"><span>A</span></span> Milli Takımlar düzeyinde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ermenistan">Ermenistan</a>’la <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye">Türkiye</a> ilk kez karşılaşıyorlar. Maç öncesinde sanki futbol unutuldu ve yerini diplomasiye bıraktı. Kimse maçı konuşmuyor. Alınan güvenlik önlemleri, bazı Ermeni gurupların protestoları, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün ziyareti vs. neredeyse maçı maç olmaktan çıkaracaklardı ki Fatih Terim&#8217;in &#8220;Tarihin yükünü omzumuzda taşıyamayız&#8221; sözleri bir nebze olsun bunu engelledi. Ama ben maçın siyasi yönünü değil beni ilgilendiren yönünü yani futbolu konuşacağım&#8230;<br />
</span><span style="Times New Roman;">Türk Milli Takımı kadrosu açıklandığında medyada duyurulan muhtemel 11’le aynı idi. Takımlar sahaya çıktı ve maç başladı. Daha henüz maçın 4. dakikasında Mevlüt&#8217;ün Semih&#8217;e indirdiği top Türkiye&#8217;nin oyun şablonunu ortaya koydu, hava topları. Bence Türkiye havadan da oynasa yerden de oynasa bu takımı yenerdi. Ermenistan’ı küçümsediğim için söylemiyorum. Sonuçta bu takım kendi evinde Portekiz ve Polonya gibi devlere yenilmemiş. 8 maçta kalesinde 4 gol görmüş bir takım. Ancak Türkiye bu tür siyasi maçları hep kazanmasını bildi(17 Temmuz 2007’deki Yunanistan maçı). Maça dönecek olursak ne kadar Trt1’in yorumcusu ilk yarıdaki Türk Milli Takım’ını beğenmese de Mevlüt bulduğu o iki net pozisyonda biraz daha becerikli olabilse ilk yarı sonunda soyunma odasına en az 1 farklı galibiyetle gidecektik. Ancak ilk yarıda şu ayrıntı gözüme çarptı. En büyük kozlarımızdan olan Arda maçta yok gibiydi. Ben bunu Skibbe’nin Kewell’ı takıma monte etmek için Arda’yı sağ kanada çekmesine bağlıyorum. Ancak 2. yarıda Arda yerini tanımış olmalı ki takımın en iyileri arasında yer aldı. 2. yarı başladığında herkes milli takımımızdan gol bekliyordu. <span id="more-74"></span></span></p>
<p><span style="Times New Roman;">Bende takımımıza güveniyordum. 60 da atmasa 80 atacaktı. Çünkü Fatih Terim’inde dediği gibi Milli Takım artık kazanmayı öğrendi ve 60. dakikada Kazım Kazım’ın müthiş çabasıyla tam bir Tuncay golü attık. Artık Tuncay İngiliz futbolunu benimsemiş. Fenerbahçe’de oynadığı dönemlerde sol açıkta oynuyordu ki Ermenistan maçında da sağ açıkta denedi onu Fatih Hoca. Kazım girdikten sonra asıl yerinde oynamaya başlayan Tuncay golden sonra hocasına adeta ben burada oynamalıyım der gibiydi. Ve bence de haklı çünkü serbest oyuncu biçiminde oynayacak en iyi oyuncumuz. Daha sonra bir kornerden Semih’in ayağından kazanılan 2.gol Zico’nun bize armağanıydı. Mehmet’in ve Semih’in Fenerbahçe’de birlikte oynamaları hanemize 2. golü yazdırmamızı sağladı. Burada Semih’e de bir parantez açmam gerektiğini düşünüyorum. Futbolcu olmak için gol atmak yetmiyor. Bir tarafta İspanya’da gol kralı olmuş, 14 milyon euroya (24 milyon 777 bin tl) alınmış, yıllık kazancı 3 milyon euro (5 milyon 309 bin tl) olan, Bağdat Cadde’sindeki bir kafede sigara ve bira içerken yakalanan Guiza; diğer tarafta ise Fenerbahçe’nin alt yapısından yetişmiş, Türkiye’de gol kralı olmuş, yıllık kazancı 1.1 milyon euro (1 milyon 946 bin tl) olan, Ermenistan maçında attığı golü tüm şehitlere armağan edebilecek kadar adam gibi adam Semih Şentürk. Ben asla Guiza’ya kötü futbolcu demiyorum ki değil de. Fenerbahçe’de çok gol atacağına da inanıyorum. Ama Semih kendisini o kadar geliştirdi ki ve halada geliştiriyor, yedek kalması benim içimi acıtıyor. Konuyu saptırmadan maç bittiğinde Türk Milli Takımı evine gururlu ve ilk maçını kazanmış bir şekilde dönmüş oldu. Hem sahada hem masada kazandığımızı düşünüyorum, bize bu mutluluğu yaşattıkları ve yaşatacakları için tüm futbolcularımızı kutluyorum. Belçika maçında başarılar diliyorum.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/turkiye-ermenistan-diplomasi-maci/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>4 büyük hep büyük mü ?</title>
		<link>http://www.yazdik.com/4-buyuk-hep-buyukmu</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/4-buyuk-hep-buyukmu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Sep 2008 10:34:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Samet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<category><![CDATA[4 büyükler]]></category>

		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>

		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>

		<category><![CDATA[futbol]]></category>

		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>

		<category><![CDATA[samet mandal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Selam ben Samet. Yeni yazarınız. Kocaeli Üniversitesi 1. sınıf öğrencisiyim, bölümüm ise kimsenin anını sanını duymadıgı ama bence işe yarayan bir bölüm.  Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği&#8230;
Bu benim ilk yazım. Biraz tecrübesizim ama sizlerinde desteğiyle (70 milyonun desteği arkamda  ) ve yardımlarıyla bu süreci çabuk atlatacağımı düşünüyorum. Ben sporla (özellikle futbol ve basketbol) ilgileniyorum. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/08/4-buyukler-logo.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-30" title="4-buyukler-logo" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/08/4-buyukler-logo.jpg" alt="" width="280" height="210" /></a><span title="S" class="cap"><span>S</span></span>elam ben Samet. Yeni yazarınız. Kocaeli <a href="http://www.kocaeli.edu.tr/">Üni</a>versitesi 1. sınıf öğrencisiyim, bölümüm ise kimsenin anını sanını duymadıgı ama bence işe yarayan bir bölüm.  Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği&#8230;<br />
Bu benim ilk yazım. Biraz tecrübesizim ama sizlerinde desteğiyle (70 milyonun desteği arkamda <img src='http://www.yazdik.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ) ve yardımlarıyla bu süreci çabuk atlatacağımı düşünüyorum. Ben sporla (özellikle <a href="http://www.ajansspor.com/futbol/">futbol</a> ve <a href="http://www.tbf.org.tr/">basketbol</a>) ilgileniyorum. Bu nedenleki yazılarım daha çok sporla ilgili olacak. Tabi bazen de güncel konularla ilgili yazabilirim. İlk yazımda futbolda genel bir konuya değineceğim. 4 büyük&#8230; Niye 4 tane. Sadece 4 takımmı var bu ligde? Sadece şampiyonluk alan takımlarmı &#8216;büyük&#8217; kelimesini hakediyor. Bence yanlış. 2007-2008 sezonunda herkes gördü ki Sivasspor şampiyon olamasada herkesin gönlünde büyüdü. Kocaman oldu hatta. Şimdi Sivasspor 5. büyük olmayı haketmedimi? Bence varsa 1. 2. 3. 4. Sivasspor da 5. büyük ki geçen sene 4. oldu. Kayseride 6. büyük. Gaziantep, Denizli, Bursa, Ankaragücü&#8230; Bunların hepside büyük.   <span id="more-26"></span></p>
<p>Öncelikle bu medyanın suçu çünkü 4 tane takımı hep ön planda tutarak haber yapıyolar. Yayın gelirleri, sponsorluk anlaşmaları hep bu takımların üzerine kuruluyor. Bu sayedede çok parayı kazananlar bu takımlar oluyor. Verin diğer takımlarada güçlü birer başkan bakın ortada 4 büyük 5 büyük kalıyormu. Ama yavaş yavaş anadolu kulüpleride iyi transferler yapmaya başladı. Örneğin Kayserispor İngiltere&#8217;den oyuncu getirdi. Wigan takımından Olembe ve Aghahowa. Ben çok şasırdım. Tabi bu tür üst düzey oyuncuları getirmek içinde paraya ihtiyacanız var aynı zamanda sponsorlarada. Artık Türkiye&#8217;de büyük takım küçük takım diye birşeyin kalmamasını umarak ilk yazımı bitirmek istiyorum&#8230;<br />
Sizlerde bu konuda ki görüşlerinizi yazarsanız çok sevinirim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/4-buyuk-hep-buyukmu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Yazı Herşeyin Başlangıcıdır</title>
		<link>http://www.yazdik.com/ilk-yazi-herseyin-baslangicidir</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/ilk-yazi-herseyin-baslangicidir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 23:21:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular &amp; Gelişmeler]]></category>

		<category><![CDATA[amacımız]]></category>

		<category><![CDATA[ilk yazı]]></category>

		<category><![CDATA[topluluk blogu]]></category>

		<category><![CDATA[www.yazdik.com]]></category>

		<category><![CDATA[yazdık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Herşey ilk yazı ile başlar. O ilk yazının ardına dizilir herşey. Belkide sizin ne olduğunuzu ve ne olacağınızı o ilk yazı belirleyecektir. İşte bu yüzdendir ki her zaman ilk yazılar en zor yazılar olmuşur. Bir kitap okurken arkasına bakarız öncelikle. Çünkü o kitap hakkında herşeyi anlatır ve siz belkide o yazıdan sonra okumaya karar verirsiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="H" class="cap"><span>H</span></span>erşey ilk yazı ile başlar. O ilk yazının ardına dizilir herşey. Belkide sizin ne olduğunuzu ve ne olacağınızı o ilk yazı belirleyecektir. İşte bu yüzdendir ki her zaman ilk yazılar en zor yazılar olmuşur. Bir kitap okurken arkasına bakarız öncelikle. Çünkü o kitap hakkında herşeyi anlatır ve siz belkide o yazıdan sonra okumaya karar verirsiniz. Bizde yazdik.com olarak ilk yazımızda sizlere amacımızı, yapacaklarımızı ve yapmak istediklerimizi anlatmaya çalışacağız&#8230;</p>
<p>Yazdık.com olarak yapmak istediğimiz fazla bir şey yok aslında. Tek amacımız internet kullanıcılarının yararına ve tabiki bizim yararımıza olan konularda insanları bilgilendirmektir. Tabi sadece bilgilendirmek yetmez sizlere kendi düşüncelerimizle birlikte bir çok farklı konuda yazı yazabiliriz. İşte herşey budan başladı zaten. Kendi düşüncelerimiz. Her zaman televizyon, gazete gibi yayın alanlarında başkalarının görüşlerine göre bir şeyler görüyor, okuyoruz. Orda olanlar hiç bir zaman tarafsız bir şekilde gösterilmez, sürekli birilerinin yararına olacak şekilde, ya da birilerini kötüleyecek şekilde gösterilir. İşte bizim de amacımız burda kendi görüşlerimizi özgürce paylaşmak.</p>
<p>Bizim bir farkımızda topluluk olmamız. Burda yine televizyon, gazete gibi sadece bir kişiye yönelik hizmet yok. Yani bir çok farklı görüşü içimizde barındırıyoruz. Bir gün başka bir yazarımızın yazdığı yazıya yine başka bir yazarımızın yazacağı eleştiri yazısı da olabilecekler arasındadır. İşte bu yüzden biraz daha farklı olacağımızı düşünüyoruz. Yazarlarımızdan tek ama tek istediğimiz yazılarını <strong>kendi görüşleriyle</strong> yazmaları. Çünkü amacımız bu. Bir başka site/blogdan alıntı (!) yapılan bir yazının ne kadar güzel, bilgilendirici olursa olsun bizim için hiç bir değeri yoktur. Yani tek amacımız <strong>ÖZGÜN</strong> olmak. Umarım bunu başarabiliriz.</p>
<p>Yazarlarımızın hepsini az çok şahsen tanıdığım için ilk olarak biraz farklı bir yol izlemeyi düşünüyorum. Farklı olan şey yazarların yazılarını yayınlayacakları kategoriyi belirledikten sonra o kategorinin açılmasıdır. Yani kategoriler yazarlardan sonra açılacak, bu sayede hem kategori kirliliğini önlemiş olacağız hem de blogun içeriğindeki konular tam anlamıyla belli olacak. Yazarlarda en çok <strong>ilgili ve bilgili</strong> oldukları kategoride yazmaya özen gösterecekler, çünkü o kategoride iyi yazacakları zaten belli neden başka kategoride yazsınlar ki ! Ama bu kesin ve katı bir kural değil. Bu yazarlar gerçekten çok güzel yazacaklarını düşündükleri başka kategorilerde de ara sıra paylaşımlarda bulunabilirler. Yani bu yazar-kategori ilişkisi içerisinde az da olsa alışılmışın dışında bir sistem ile yol almaya çalışacağız. Bu şekilde içeriği elimizden geldiğince geliştirmeye çalışacağız.</p>
<p><strong>SON OLARAK</strong></p>
<p>Bu blog tamamen kişisel görüşler üzerine yazılacak bir blog olarak uzun yıllar yayın hayatına devam edecektir. İçerik tamamen özgün oldukça yazarlar olacaktır, sürekli yenilikler olacak yeni yazarlar katılacaktır. Bu sayede internet dünyasına yeni bir kaynak, yeni bir blog kazandırmış olmanın haklı gururunu yazarlarımız ile paylaşıyor olacağız.</p>
<p>Haklı olarak sizden de isteklerimiz olacaktır. Tabi bu maddi istekler değil tamamen manevi istekler olacaktır. Yazdığımız yazılarda o değerli yorumlarınız en büyük ateşleyicimizdir. Yani o değerli yorumlarınızı hiç bir zaman eksik etmeyin. Yorumlar ile görüşlerinizi bildirin, yazılara katkıda bulunun ancak böyle amacımıza ulaşabiliriz, bir yol alabiliriz. Vereceğiniz destekler için şimdiden hepinize (internet dünyası) çok teşekkür ediyoruz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/ilk-yazi-herseyin-baslangicidir/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
