<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Yazmadan Duramıyoruz</title>
	<atom:link href="http://www.yazdik.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yazdik.com</link>
	<description>Her şeyi biz yazdık</description>
	<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 01:07:00 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Need for Speed Shift, Nitro ve World Online</title>
		<link>http://www.yazdik.com/need-for-speed-shift-nitro-ve-world-online</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/need-for-speed-shift-nitro-ve-world-online#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 01:05:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şeref</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Oyun Dünyası]]></category>

		<category><![CDATA[ea games]]></category>

		<category><![CDATA[need for speed shift]]></category>

		<category><![CDATA[nfs]]></category>

		<category><![CDATA[nfs shift]]></category>

		<category><![CDATA[nfs tanıtım videosu]]></category>

		<category><![CDATA[nitro]]></category>

		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>

		<category><![CDATA[world online]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar kullanıcılarını çoğu için aslında zevkli ve bazı kullanıcılar için vazgeçilemeyecek bir şey bilgisayar oyunu oynamak. Ben de bu oyun severler arasında olduğum için oyun dünyasını da sık takip ediyorum. EA Games şirketinin son yaptığı Need For Speed Shift oyunu ise dikkatimi en çok çeken oyunlardan.

NFS: Shift Nitro
Araba yarışlarının bir numarası olarak sayılan Need For [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child first-child"><span title="B" class="cap"><span>B</span></span>ilgisayar kullanıcılarını çoğu için aslında zevkli ve bazı kullanıcılar için vazgeçilemeyecek bir şey bilgisayar oyunu oynamak. Ben de bu oyun severler arasında olduğum için oyun dünyasını da sık takip ediyorum. <a href="http://www.ea.com/">EA Games</a> şirketinin son yaptığı <a href="http://www.chip.com.tr/video/Need-For-Speed-SHIFT_918.html">Need For Speed Shift</a> oyunu ise dikkatimi en çok çeken oyunlardan.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="../wp-content/uploads/2009/04/need-for-speed-shift-nitro-world-game.jpg"><img class="size-full wp-image-197 aligncenter" title="Need-For-Speed-Shift-Nitro-World-Game" src="../wp-content/uploads/2009/04/need-for-speed-shift-nitro-world-game.jpg" alt="" width="620" height="322" /></a></p>
<p><strong>NFS: Shift Nitro</strong></p>
<p>Araba yarışlarının bir numarası olarak sayılan Need For Speed oyuncularını çok memnun edecek gibi görünüyor. EA’nın tanıttığı NFS: Shift son derece gerçekçi görüntüleri ile adeta beni kendine hayran bıraktı. NFS: Shift de hız seven kullanıcılar için de nitro yer alıyor. Bolca hız yapıp kaza yapabilirsiniz (: Shift’in beni en çok heyecanlandıran yeri de “<strong>World online</strong>” adlı online olarak diğer oyunculara karşı oynaya bileceğiniz bölüm. İlk bakışta hemen hemen her açıdan başarılı görünen NFS: Shift’in özellikle araç modelleme ve kusursuz fizik kuralları son derece etkileyici. 2009 bahar aylarında piyasaya sürülmesi beklenen Shift bilgisayar kullanıcılarının dışında bir de XboX 360 içinde hazırlanıyor. <span id="more-202"></span></p>
<p>Resimler güzel, oyun güzel tanıtım güzel her şey 4×4′lük ama yine de düşünmeden duramıyorum acaba Need For Speed küllerinden tekrar doğabilecek mi? Bilindiği gibi undergraund serisi, hot pursit, most wanted gibi oyunlarında oyuncu kitlesine umduğunu verememişti. Şayet bu kez de NFS hüsrana uğrarsa <strong>buyurun cenaze namazına</strong> demekten baksa bir şey kalmıyor. (: Ama izlediğim, okuduğum ve gördüğüm kadarıyla cenaze olmayacak hatta şenlik olacak diyebiliyorum. EA Games bu kez gerçekten bayağı iddialı. Öyle olmak zorunda da çünkü bu NFS oyunu da tutulmasa bir sonraki çıkacak oyunu kimse indirmez dikkatinizi çekerim indirmez dedim almayı aklımın ucundan bile geçirmedim yani almayı bırakın korsanını bile kimse indirmez. Tabi ki araba yarısı tutkunu çok, hız sevenlerin en sevdiği oyunlardan biri NFS ama bu oyunda hüsranla biterse NFS diye bir şey kalacağını sanmıyorum.</p>
<p>Bilgisayar oyunu oynamayı bende severim ama sürükleyici ve heyecanlı olduğu sürece. Bu heyecanı bütün oyunlarda görmek isterim tabi birde gerçekçilik var. Oyun ne kadar gerçekçi olursa o kadar güzel, heyecanlı olur. NFS: Shift oyununu piyasaya çıkınca mutlaka deneyin diyorum.</p>
<p>Hız güzeldir ama sadece sanal âlemde diyerek<strong> <a href="../sosyal-medyada-ki-yerinizi-aldiniz-mi">sosyal</a> mesaj</strong> vermeyi de ihmal etmiyorum (:</p>
<p>Oyun demişken değinmeden edemeyeceğim Türk Telekom artık oyun sektöründe. Türk Telekom, satın aldığı şirketlere profesyonel oyun şirketi <a href="http://www.sobee.com.tr/"><strong>Sobee</strong></a>‘yi de katarak oyun sektörüne ilk adımını attı. Dünya oyun sektöründe tanınmış bir geliştirici olan Mevlüt Dinç’in 2001 yılında kurduğu Sobee şirketinin aileye katılmasıyla Türk Telekom oyun endüstrisine hızlı bir giriş yapmış oldu! Türk oyun sektörüne çok şey kazandıracağını düşündüğüm Türk Telekom’a bol şans diliyorum, umarım diğer servislerine benzemez…</p>
<p>Herkese iyi oynamalar (:</p>
<p>Buyrun siz de fragmanı izleyerek neler hissettiğimi daha iyi anlayın:</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="345" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.metacafe.com/fplayer/2609145/need_for_speed_shift.swf" /><param name="wmode" value="transparent" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="345" src="http://www.metacafe.com/fplayer/2609145/need_for_speed_shift.swf" wmode="transparent"></embed></object><br />
<span style="font-size: xx-small;"><a href="http://www.metacafe.com/watch/2609145/need_for_speed_shift/"><br />
</a><a href="http://www.metacafe.com/"></a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/need-for-speed-shift-nitro-ve-world-online/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medyada ki Yerinizi Aldınız mı?</title>
		<link>http://www.yazdik.com/sosyal-medyada-ki-yerinizi-aldiniz-mi</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/sosyal-medyada-ki-yerinizi-aldiniz-mi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 23:52:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<category><![CDATA[facebook]]></category>

		<category><![CDATA[friend feed]]></category>

		<category><![CDATA[internet yaşamdır]]></category>

		<category><![CDATA[internette sosyalleşmek]]></category>

		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<category><![CDATA[web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda &#8220;sosyal medya&#8221; terimini sıkça duyar olmuşsunuzdur. Bu çok normal çünkü internet dünyası sanal olmaktan çıkıp gerçek hayatı yaşadığımız bir mecra haline geldi. Öyle ki karşımızdaki kişilerin her an ne yaptıklarını, nerde olduklarını merak eder hale geldik. İşte bu yüzden çok fazla vakit kaybetmeden sizde sosyal medyada ki yerinizi alsanız çok iyi olur.
Nasıl Sosyal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="S" class="cap"><span>S</span></span>on zamanlarda &#8220;<strong>sosyal medya</strong>&#8221; terimini sıkça duyar olmuşsunuzdur. Bu çok normal çünkü internet dünyası sanal olmaktan çıkıp gerçek hayatı yaşadığımız bir mecra haline geldi. Öyle ki karşımızdaki kişilerin her an ne yaptıklarını, nerde olduklarını merak eder hale geldik. İşte bu yüzden çok fazla vakit kaybetmeden sizde sosyal medyada ki yerinizi alsanız çok iyi olur.</p>
<p><strong>Nasıl Sosyal Olunabilir ki</strong>?<br />
Belki de en çok merak edilen soru budur. Çünkü insanlar bilgisayar+internetle beraber sosyalleşmeyi düşünemez durumdalar. Eskiye baktığımız zaman pek de haksız sayılmazlar ama artık devir değişti. Her ay yapılan toplantılar, yakın yerlerde olan kullanıcıların anlık ayarladığı kahve sohbetleri en basit sosyalleşme örnekleridir. Bunun dışında internetten tanıştığınız insanlarla bir şekilde görüşmeniz de çok sık olan bir şey. Biraz geçmiş yıllara bakınca insanların internet üzerinden tanıştıkları insanlar ile görüşmeleri bir yana birilerine gerçek isimlerini bile vermekten çekiniyorlardı. Ama devir değişti artık herkes birbirini tanıyor, görüşüyor ve çok güzel arkadaşlıklar ortaya çıkıyor. <span id="more-183"></span></p>
<p><strong>Sadece Gerçek hayat mı</strong>?<br />
Yanlışlardan biri de bu, sosyal medya denildiği zaman insanlar sadece gezip tozmayı düşünüyor. Aslında öyle değil, biraz düşünün bazen herkesin bildiği bir şeyi siz kaçırmışsanız bile size &#8220;<strong>biraz sosyal ol, nasıl yaşıyorsun sen</strong>&#8221; diye hemen yargılıyorlar. Eskiden internet ile gerçek hayatı takip etmek belki daha zordu, bu düşünce de oradan çıkmış olabilir ama artık öyle değil. İnterneti düzgün kullanabilirseniz hem kendi ilgi alanlarınızı hem de güncel hayatı kaçırmazsınız. Bunu da web 2.0 denilen yeni internet araçları ile sağlayabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Web 2.0 nedir</strong>?<br />
<a href="http://www.webrazzi.com/2009/02/11/web-20-nedir/">Web 2.0 biziz </a>arkadaşlar. Yani haberleri verende biziz, alanda biziz. Yani kendi medyamızı kendimiz oluşturuyoruz. Bu web 2.0 bloglar ile başladı, <a href="http://www.facebook.com">facebook</a> ile hız kazandı ve şu anda twitter, friendfeed gibi servisler ile son hızına ulaştı diyebilirim. Bu servisleri kullanarak birçok işinizi çok rahat yapabiliyor bununla beraber sosyal de olabiliyorsunuz. Hele işiniz internet ise bu servisler o kadar işinize yarıyor ki anlatılmaz.</p>
<p><strong>Peki, ne yapabiliriz</strong>?<br />
Eğer bir kurum olarak internette yer alıyorsanız öncelikle sosyal medyada kendinizi takip etmelisiniz. Biliyorsunuz internet öyle bir yer ki kullanıcılar her an her şeyi söyleyebiliyor. Belki de o söylenen şey sizin için hayati önem taşıyordur.</p>
<p>Sadece kurumlar değil kişiler de internet dünyasını çok iyi takip etmeliler, gelişmelerden ilk haberdar olmak her zaman bir ayrıcalıktır. İşte bu işi yapabileceğiniz şu anda internet dünyasının kalbinin attığı iki yeri şiddetle öneririm.</p>
<p><a href="http://twitter.com/"><strong>Twitter </strong></a><br />
&#8220;<strong>What are you doing? - Ne yapıyorsun</strong>?&#8221; sorusuna 140 karakter ile cevap vereceğiniz bir yer. Dünya şu anda burada diyebilirim çünkü Obama&#8217;dan tutun da bizim devlet adamlarımıza kadar herkesin bir hesabı var. Tabi nasıl kullanıldığı ayrı bir tartışma konusu. Bu sitede profilinizi oluşturup anlık mesajlar halinde kendinizle ilgili ve ya yeni bir gelişmeyle ilgili insanları bilgilendirebiliyorsunuz. Kimse kimseye bağlı değil. Sadece 140 karakter yazıp gönderiyorsunuz. Tabi sadece gönderiyorsunuz ama okuyucularınız oluyor. Sizim profilinize bakıp kullanıcılar sizi takibe alıyor ve yazdıklarınızı aynı anda görüyor. Sizler de başkalarını takibe alıp hem o kişinin hem de kişilerin ilgi alanlarına göre gündemi takip etmiş oluyorsunuz.</p>
<p><a href="http://friendfeed.com/"><strong>Friendfeed</strong></a><br />
Mantık olarak Twitter&#8217;dan fazla bir fark yok diyebiliriz. Yine takip ettiğiniz kişilerin postlarını görüyorsunuz ama durum biraz farklı. Burada kullanıcılar her türlü internet profillerini ekleyerek oraları da beraber takip etmenize olanak sağlıyor. Yani ben oraya üye olduktan sonra facebook, twitter, blog rss, <a href="http://www.lastfm.com">last Fm</a> profillerimi eklediğim zaman bunların herhangi birinde yaptığım aktivite hemen friendfeed sayfamda ve takipçilerimin sayfalarında görünüyor. Tabi yine sizinde takip ettiğiniz kişilerin profillerini görme olanağınız oluyor. Twitter da olmayan özelliklerinden biri ise bu yazılanlara yorum yapabiliyor olmanız. Yani bir anlık yazılan bir yazıda beyin fırtınası yapabiliyorsunuz. Beğendiğiniz yazıları hem saklamak hem de karşıdakine bildirmek için &#8220;like&#8221; butonu yer alıyor. Bu ve benzeri özellikleri var.</p>
<p><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/04/friendfeed-populerlik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-184" title="friendfeed Populerlik" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/04/friendfeed-populerlik-300x149.jpg" alt="" width="300" height="149" /></a> <a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/04/twitter-populerlik.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-185" title="Twitter Populerlik" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/04/twitter-populerlik-300x149.jpg" alt="" width="319" height="149" /></a></p>
<p>Son zamanlarda bu ve benzeri sitelerin alexa istatistiklerinde de çok büyük bir artış var. Bu da insanların yavaş yavaş buralara ayak uydurduğunu gösteriyor. Tabi sadece bu 2 site değil bunu gibi onlarca siteyi kullanarak çok güzel şeyler yapabilirsiniz. Bu konuda da <a href="http://www.nataliyesilbahar.com/Ogle_Yemekleri/Kurumunuzun__Kimligini_Internette_Yonetin_Cagi_Yakalayin.html">Natali Yeşilbahar ve Mert Alemdar&#8217;ın sohbeti</a>ni okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Yani yılladır söylenen şey artık tam manasıyla gerçekleşiyor. Evet, <strong>internet yaşamdır</strong>. Ve artık bunun bir parçası olmanın zamanı geldi ve geçiyor. Sizlerde sosyalleşin, internette ki yerinizi alın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/sosyal-medyada-ki-yerinizi-aldiniz-mi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Windows 7 heyecanı</title>
		<link>http://www.yazdik.com/windows-7-heyecani</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/windows-7-heyecani#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 22:12:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şeref</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<category><![CDATA[en yeni işletim sistemi windows 7]]></category>

		<category><![CDATA[güncel teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[microsoft]]></category>

		<category><![CDATA[sürümler]]></category>

		<category><![CDATA[window 7 hakkında bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[windows 7]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba adım Şeref, 25 yaşındayım Burak arkadaşımın birazda benim isteğimle Yazdık da yazı yazmaya başlamaya karar verdim. Sizinle bilgisayar hakkında çeşitli konuları paylaşacağım, gerek en son yenilikler gerekse oyun dünyası, teknoloji ve çeşitli programlar hakkında bilgi alış verişinde bulunacağız.
Aklımda birçok konu vardı aslında. İlk olarak ne yazacağımı düşünürken Microsoft&#8217;un son bombası Windows 7 geldi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="M" class="cap"><span>M</span></span>erhaba adım Şeref, 25 yaşındayım <a href="http://www.yazdik.com/index.php?author=1">Burak</a> arkadaşımın birazda benim isteğimle <a href="http://www.yazdik.com">Yazdık</a> da yazı yazmaya başlamaya karar verdim. Sizinle bilgisayar hakkında çeşitli konuları paylaşacağım, gerek en son yenilikler gerekse oyun dünyası, teknoloji ve çeşitli programlar hakkında bilgi alış verişinde bulunacağız.</p>
<p>Aklımda birçok konu vardı aslında. İlk olarak ne yazacağımı düşünürken Microsoft&#8217;un son bombası <strong>Windows 7</strong> geldi ve yazmaya başladım.</p>
<p>Benim için Vista bir hayal kırıklığı oldu, açıkçası Microsoft&#8217;tan daha iyi bir şey bekliyordum. Fakat arkadaşlarla yaptığımız tartışmalarda ben Vista olmadı ama bekleyin daha iyi bir şey mutlaka gelecek diyordum ve geldi, Microsoft Windows 7&#8242;nin tanıtımına başladı. İzlediğim tanıtım videolarında ya da okuduğum yazılarda olsun Windows 7 çok güzel bir şeye benziyordu. Bende bunu araştırmaya başladım. <span id="more-179"></span></p>
<p><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/03/windows-7-logo.png"><img class="alignleft size-full wp-image-181" title="Windows 7" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/03/windows-7-logo.png" alt="" width="240" height="72" /></a>Windows 7; <strong> Starter, Home Basic, Home Premium, Professional, Enterprise ve Ultimate</strong> sürümleriyle karşımıza çıkıyordu. Microsoft&#8217;un hızını alamadığı ve Windows 7 için farklı sürümler eklemeyi planladığını bize apaçık ortadaydı. Microsoft&#8217;un son yılların en popüler bilgisayar türü olan diz üstü bilgisayarlar içinde ayrı Windows 7 sürümleri çıkarmayı planladığını duydum ve bu beni baya heyecanlandırdı. Tam olarak kaç sürüm olacağını bilmiyorum ama diz üstü bilgisayarlar için üçten fazla sürüm çıkarsa bu kimseyi şaşırtmasın. Windows 7&#8242;yi görünce çok heyecanlandım ama bir o kadar da panikledim ne olacak dedim. Vista bile 8 gb yer kaplarken bu kadar iyi bir işletim sistemini her bilgisayar kaldıracak mı? Hemen bilgisayarıma ekstra ram ekran kartı ve hard disk alacam dedim ama bir baktım ki Windows 7 aslında o kadar yer kaplamayacak ve ağır olmayacak tabi ki en iyi verimi almak için bilgisayarınızın iyi özeliklere sahip olması lazım. Aslında biraz şaşırdım yani o özelliklerde bir işletim sisteminin o kadar hızlı ve kullanışlı olması baya sevindirdi beni. (Windows 7&#8242;yi çalıştırabilmek için 1 ghz işlemci ve 64 bit bit bilgisayar yetiyor)</p>
<p><strong>Neden 7 ?</strong><br />
Microsoft, bu işletim sisteminin adını neden Windows 7 olarak belirlediğini <a title="Windows Vista" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_Vista">Windows Vista</a> Team Blog sitesinde açıklamıştı. Açıklama tam olarak şöyle: &#8220;Windows&#8217;un ilk yayımı <a title="Windows 1.0" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_1.0">Windows 1.0</a>, ardından <a title="Windows 2.0" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_2.0">Windows 2.0</a>, daha sonra <a title="Windows 3.0" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_3.0">Windows 3.0</a> ve 3x serisinin alt sürümü Windows 3.1, ana sürümleri 4.0 olan <a title="Windows 95" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_95">Windows 95</a> ve <a title="Windows NT 4.0" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_NT_4.0">Windows NT 4.0</a> , sürümü numarası 4.0.1998 olan <a title="Windows 98" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_98">Windows 98</a> ile Windows 98 SE , <a title="Windows 2000" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_2000">Windows 2000</a> ve <a title="Windows XP" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_XP">Windows XP</a> sürümü 5 serisi, <a title="Windows Vista" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_Vista">Windows Vista</a>&#8216;nınki 6.0 ve Windows 7&#8242;ninki de 7&#8242;dir diyebilinir. Aslında Windows 7&#8242;nin sürümü 6.1&#8242;dir. Şu an, en son sürümü RC1 (Release Candidate) (Nihai Sürüm Adayı)&#8217;dır. Şu an için sızdırılmış sürümdür.&#8221; açıklamışlar. Tabi sıralamaya bakınca isim 7 oluyor ama onların gözünde 6.1 olarak görülmesi bu işletim sisteminin gerçekten çok üst seviyelere çıkarılacağının göstergesidir diyebiliriz. Bu da sevindirici bir haber. Windows 7&#8242;nin sürümlerini de bulabildiğim en anlaşılır biçimde sunmaya çalıştım, henüz kullanma imkanı olmadığı için kendi kullanıcı deneyimimi ilerde yazmayı planlıyorum. Sürümler:</p>
<p><strong>Windows 7 Starter</strong>:<br />
En düşük sürüm Starter olacak ve tüm dünyada, yeni bilgisayarlarla birlikte satışa sunulacak. Starter sürümünün en büyük dezavantajı, aynı anda 3&#8242;den fazla uygulamanın çalışmasına izin vermiyor olması. Aslında buna dezavantaj demek pek doğru olmaz çünkü MS, büyük ihtimalle Starter&#8217;ı diz üstü bilgisayarlarla birlikte sunmayı planlıyor. Düşük performans sunan diz üstü bilgisayar&#8217;larda sorun yaşamak istemeyen yazılım devinin böyle bir yolu seçmesi çok da şaşırtıcı değil.</p>
<p><strong>Windows 7 Home Basic</strong>:<br />
Home Basic sürümü, sadece gelişmekte olan pazarlarda satışa sunulacak. Bu anlamda, Vista&#8217;nın Starter sürümünün yerini alması bekleniyor. Microsoft, Vista Starter sürümünü sadece gelişmekte olan pazarlarda satışa sunmuştu. Gelişmiş araç çubuğu Home Basic&#8217;de yer alacak; ancak <a href="http://windowshelp.microsoft.com/Windows/tr-TR/help/eb64dd83-9f49-436d-90a7-a1c287c9821a1055.mspx">Aero</a> ya da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Multi-touch">multi-touch</a> gibi özelliklere yer verilmeyecek.</p>
<p><strong>Windows 7 Home Premium</strong>:<br />
Ev kullanıcıları için geliştirilen 2 sürümden ilki olan Home Premium, Aero arabirimi, gelişmiş format desteği, multi-touch desteği gibi ek özelliklerle birlikte gelecek.</p>
<p><strong>Windows 7 Professional</strong>:<br />
Windows XP ile tanıdığımız Professional sürümü Vista ile ortadan kalkmıştı. Microsoft, ev kullanıcıları için sunduğu ikinci Windows 7 sürümünde yine Professional adını kullanacak. Home Premium&#8217;un tüm özelliklerine sahip olacak olan sürüm, bunun yanında EFS desteğine ve gelişmiş yedekleme seçeneklerine sahip olacak.</p>
<p><strong>Windows 7 Ultimate</strong>:<br />
Adından da anlaşılabileceği gibi, Ultimate sürümü mevcut tüm özellikleri barındıracak. Professional sürümünden en büyük farkı ise, BitLocker veri koruma desteği de sunacak olması. Bunun yanı sıra, Ultimate sürümünde sunulacak olan ağ seçenekleri alt sürümlerden çok daha zengin olacak.</p>
<p><strong>Windows 7 Enterprise</strong>:<br />
Bir bakıma Vista Business&#8217;ın yerini alacağı söylenebilir. Ultimate sürümü ile aynı özelliklere sahip olacak; farklı olarak, özellikler iş yerleri için toplu lisanslamaya izin verecek.</p>
<p>İşte böyle. Windows&#8217;un en yeni işletiminden biraz söz etmeye çalıştım. İlk yazı olduğu için ne kadar iyi olduğunu sizlerden gelecek yorumlar belirleyecek. Bende bu sayede kaliteli bir şey yazmanın ne kadar zor olduğunu görmüş oldum. İler ki yazılarda dersime daha iyi çalışacağım. Yorumlarınız eksik olmasın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/windows-7-heyecani/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sinema ve pazarlama</title>
		<link>http://www.yazdik.com/sinema-ve-pazarlama</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/sinema-ve-pazarlama#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 20:02:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çakır</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[pazarlama]]></category>

		<category><![CDATA[sinema ve pazarlama]]></category>

		<category><![CDATA[sinemayı kullanmak]]></category>

		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[yeni teknolojilerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[Hatırlarsanız ilk yazılarımda &#8220;Tarihimizin sinemamıza yansıtılmadığı&#8221; ve &#8220;Türkiye&#8217;de yabancı film çekilmediği&#8221; konularını irdelemiş, kendimce telaffuzda bulunmuştum. Bu seferki konuyu seçmemdeki tek amaç ise gelişen ülkemizde ki icatlarımızın, ürünlerimizin sinema sektöründe tanıtılmaması, adı geçmemesidir.
Ele aldığım konuyu sabit örneklerle genişletirsek daha anlaşılır olacağından hiç şüphe yok. Sinema kategorisinde konular ele aldığımdan ve Hollywood&#8217;un bu işin piri olmasından (en büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child " style="text-align: left;"><span title="H" class="cap"><span>H</span></span>atırlarsanız ilk yazılarımda &#8220;<a href="http://www.yazdik.com/osmanli-tokadi-turk-sinemasi">Tarihimizin sinemamıza yansıtılmadığı</a>&#8221; ve &#8220;<a href="http://www.yazdik.com/neden-turkiyede-yabanci-film-cekilmiyor">Türkiye&#8217;de yabancı film çekilmediği</a>&#8221; konularını irdelemiş, kendimce telaffuzda bulunmuştum. Bu seferki konuyu seçmemdeki tek amaç ise gelişen ülkemizde ki icatlarımızın, ürünlerimizin sinema sektöründe tanıtılmaması, adı geçmemesidir.</p>
<p style="text-align: left;">Ele aldığım konuyu sabit örneklerle genişletirsek daha anlaşılır olacağından hiç şüphe yok. Sinema kategorisinde konular ele aldığımdan ve Hollywood&#8217;un bu işin piri olmasından (en büyük neden bu), her konuma Hollywood indeksli örnekler sunmaktayım.</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Sinemanın pazarlama yönü nasıl kullanılabilir, sinema ne kadar etkili olabilir?&#8221; demeyin, sinema sektörümüz hafiften gelişmeye başlamışsa da bu kategoriyi de içinde barındırarak gelişmeli. Kendimi bildim bileli önüme gelen her Hollywood filmini elimden geçirdim, hiçbirini es geçmedim (elime geçen kurtulmuyor). Hollywood&#8217;un sinemasına hayranım, özellikle şu son zamanlarda çıkan görsel efekt şölenli filmlerine bayılıyorum. Neyse örneklere başlayalım: <span id="more-161"></span></p>
<p style="text-align: left;">ABD sahip olduğu sinema sektörünün kıymetinin öyle bir farkındaki ne yaparsa ne ederse ilk düşündüğü yer orası. Bu ıvır zıvır yazıyı şuana kadar okumakta sabır göstermiş olanlardan hanginiz &#8220;<strong>M16</strong> nedir ?&#8221; sorusunun yanıtını bilmiyor? <a href="http://wapedia.mobi/tr/M16" target="_blank">M16</a>, ABD ordusunda 1960&#8242;lı yıllardan beri kullanılan ve Hollywood&#8217;un askeri-aksiyon filmlerinin vazgeçilmez çatışma silahı. Kendi icat ettiği, ürettiği silahı filmlerinde kullanıyor, istekli olarak (büyük ihtimalle) reklamını yapmış oluyor. Ben şahsen M16&#8242;yı filmlerden öğrendim. 1960&#8242;da üretilmiş ve yıllar sonra Matrix de dâhil birçok filmde yer almıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Rambo&#8217;nun serisini izlememiş olanımız yoktur. Adeta Rambo ile özleşmiş bir silah ismi söyleyeceğim sizlere; <strong>M60 Makineli Silah (<a href="http://www.imfdb.org/index.php?title=M60_machine_gun" target="_blank">M60 Machine Gun</a>)</strong>. Bu silahı elbette hatırlarsınız, Rambo&#8217;nun kolunda etrafa mermi kusuyor, ne koşan ne de uçan Vietnamlı (filmde) mermilerden kurtulamıyor. M60&#8242;ın ismi yıllar sonra çekilen başrolünde Nicolas Cage&#8217;in oynadığı <strong>SAVAŞ TANRISI</strong> filminde geçiyor, filmde Nicolas Cage Afrika ülkelerinde silah tüccarlığı yapıyor. Filmde geçtiği sahne şöyle, gerilla liderlerinden (Afrika ülkelerinden birinde) birinin oğlu &#8220;Rambo&#8217;nun silahından istiyorum&#8221; ifadesini kullanıyor.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/02/heckler-koch-g36k-assault-rifle.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-164" title="Tom Cruise - Mission İmpossible" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/02/tom-cruise.jpeg" alt="" width="500" height="333" /><img class="aligncenter size-full wp-image-165" title="Heckler Koch G36K-Assault-Rifle" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2009/02/heckler-koch-g36k-assault-rifle.jpg" alt="" width="500" height="192" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Hazır silahlar konusuna el atmışken, Rusya ile özdeşleşen, onla yatıp onla kalkan nam-ı değer Kalaşnikof&#8217;a gelelim. Orjinal ismi <strong><a href="http://wapedia.mobi/tr/AK-47" target="_blank">AK-47</a></strong>, 47 denmesinin sebebi tahmin edebileceğiniz gibi 1947 senesinde üretilmiş olması. Kalaşnikof ismi de üreticisi Mihail Kalaşnikov. Rus filmlerinin çoğunda da karşılaşırsınız AK-47 ile.</p>
<p style="text-align: left;">Silahlardan verdiğimiz örneklerin manası şu; ABD ve diğer ülkeler sahip oldukları sinema sektörü sayesinde ürünlerini daha iyi pazarlayabilme imkânı bulmuşlardır. İngiltere, Rusya, Fransa hiçbirinin eksik kalır yanı yok. Düşünsenize sinema bunların pazarlanmasını ne kadarda kolaylaştırır.</p>
<p style="text-align: left;">Son olarak örnekler sunacağım bir saha da teknoloji, özellikle son zamanların yegâne ürünü internet sektörü. Ülkemizde de gelişme kat etmiş bir yön. Lafı fazla uzatmadan hemen örnekler vereyim, Google, Youtube, Paypal, Yahoo ve birçok ABD kaynaklı internet teknolojisi ürünü. Hepsi Hollywood filmlerinde kullanıldı, dizilerde de kullanılıyor. Aklıma gelen birkaçını söyleyeyim;<br />
Kyle XY - Google Earth, çoğu Hollywood filmlerinde Google, Hancock ve Asla Pes Etme (Never Back Down) - Youtube.</p>
<p style="text-align: left;">Her ülke yaptıkları icatları, sinemasında kullanmış bir nevi reklam yapmış. ABD&#8217;nin bilim-kurgu filmleri bu yönden birçok imkâna sahip bunu herkes biliyor. Türkiye&#8217;de son zamanlarda yapılan icatlar neden herhangi bir filmde kullanılmasın ki? Fena mı olur? Şimdi ben icatlar dedim de, belki bilmeyenler vardır. Benim aklıma gelenlerden birkaçını söyleyeyim;<br />
- ANKAFERD; Prof. Dr. İbrahim Haznedaroğlu&#8217;nun buluşu olan, kan kaybını önleyebilecek nitelikte olan, erkenden kanın pıhtılaşmasını sağlayan bir ilaç. (<a href="http://www.ankaferd.com/" target="_blank">geniş bilgi için tıkla</a>)<br />
- TUBİTAK, yanlış hatırlamıyorsam 3-4 ay evvel, roketin bile delemediği zırh yaptı.<br />
- SDÜ Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. H. Turgut Şahi, ABD&#8217;de Wisconsin Üniversitesi danışmanlığında, su geçirmeyen kâğıt üretti.</p>
<p style="text-align: left;">Yapılan icatlarımızın her biri filmlerde çok rahat kullanılabilecek türden icatlar. Benim en çok ilgimi çeken Ankaferd oldu, bilakis ülkemizde dizi çok ver birine reklam ücreti (ya da yaparsa hayrına yapsın) dizide kaza sahnelerinde kullanılsın (: Veya yabancı dizilere ver gitsin. Mesela BattleStar, Galactica bak o dizide ne de çok çatışma sahnesi, kanama sahnesi var (: Olmadı Prison Break&#8217;de Michael Scofield, kanayan burnu için kullansın (pardon ya o ameliyat olmuştu değil mi) (: Roketin delemediği zırhı da ver bir sonraki James Bond filmine, senaryoda kullansınlar (:</p>
<p style="text-align: left;">Asıl anlatmak istediğim umarım anlaşılmıştır. Yakın zamanda bu gibi şeylerin film veya dizilerimizde kullanılmaya başlandığını görmek dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/sinema-ve-pazarlama/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>En Güzel Sevgililer Günü Hediyesi</title>
		<link>http://www.yazdik.com/en-guzel-sevgililer-gunu-hediyesi</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/en-guzel-sevgililer-gunu-hediyesi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2009 22:14:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ycr</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[hayatın içinden]]></category>

		<category><![CDATA[14 şubat]]></category>

		<category><![CDATA[e güzel sevgililer gün hediyesi]]></category>

		<category><![CDATA[güncel hayat]]></category>

		<category><![CDATA[sevgililer günü]]></category>

		<category><![CDATA[sevgililer günü hediyesi]]></category>

		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=156</guid>
		<description><![CDATA[Sakın kimseler gün çıkartmaya kalkmasın, yılımızın tüm günleri tıka basa doludur&#8230; 365 günümüz 366-367 güne çıktığında ben size haberi uçururum ve hemen o günü de kutlanması için özel bir gün haline getiririz&#8230;(:
Yılımızın günlerinden biri olan 14 Şubat&#8216;ı da yıllar önceden rezervasyonla ayırtıp, etiketi yapıştırmışlar ve sevgililer günü yapmışlar&#8230; Bu günün çıkış sebebini araştırdığınız da eski roma imparatorluğuna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="S" class="cap"><span>S</span></span>akın kimseler gün çıkartmaya kalkmasın, yılımızın tüm günleri tıka basa doludur&#8230; 365 günümüz 366-367 güne çıktığında ben size haberi uçururum ve hemen o günü de kutlanması için özel bir gün haline getiririz&#8230;(:</p>
<p>Yılımızın günlerinden biri olan <strong>14 Şubat</strong>&#8216;ı da yıllar önceden rezervasyonla ayırtıp, etiketi yapıştırmışlar ve sevgililer günü yapmışlar&#8230; Bu günün çıkış sebebini araştırdığınız da eski roma imparatorluğuna dayandığını <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sevgililer_G%C3%BCn%C3%BC">görseniz</a> de, bence bu günün altında esnaflarında parmağı var.  Aslında ıvır zıvır olan, hatta kullanılmayacak olan birçok ürünü göze hitap ettiği için alıyorlar, üstüne üstlük bu ürünler itinayla saklanılıyor, hatta yıllar sonra bakılıp duygusal anlar yaşamaya kadar gidiyor&#8230;  <span id="more-156"></span></p>
<p>Şimdi gelelim benim sevgililer günüme, bundan yıllar önce sevgililer gününde hep hediye almanın çok büyük bir şey olduğunu düşünürdüm, fakat sevgilim olmadığı için bana bu günde hediye verecek kişide olmuyordu. Günlerden bir gün bu durum canıma tak etmişti, çiçekçiye gidip bir buket yapmasını ve ertesi gün vereceğim adrese götürmesini istemiştim. Verdiğim adres ise okulumun adresiydi J ertesi gün oldu. Okuluma çiçeklerim üzerinde &#8220;Seni Seviyorum&#8221; yazılı kartla ellerime verildi&#8230; Aman Allah&#8217;ım ne büyük haz almıştım. Fakat çiçekçide ki benim adresimi alan çocuk, aynı zamanda çiçeği okuluma getiren çocuk olunca yüzümde kızarmadı değil&#8230; Çiçekçi çocuk harici durumu çakan olmadı, umarım kimseye bir şey çıtlatmamıştı. Şimdilerde ise o çiçekçinin önünden bile geçmiyorum.</p>
<p>Aradan yıllar geçti, ben de büyüdüm serpildim hani :D  sevdiğim insan hayatıma girdi, bana en güzel sevgililer günü  hediyesini verdi, size açıklayayım hediyeyi&#8230;</p>
<p>Canımın içi bana öylesine güzel duygular hissettirdin ki, senden rabbim razı olsun&#8230; Senin ömrüne ömrümü adamak istiyorum, yuvamı seninle kurup, bana babalık hissini senin tattırmanı istiyorum, fakat canımın içi, sana bir şey söylemek istiyorum, sen bana öylesine tertemiz geldin ki, ben bile sana dokunmaya kıyamıyorum. Önce seni kendi nefsimden korumalıyım, insanın başına ne gelirse en yakınından gelir çünkü&#8230; Evlenene kadar da bu yüzden seni hiç öpmeyeceğim, dünya evine gireceğimiz günü iple çekiyorum&#8230;</p>
<p>Belki inanması güç ama sadece el ele tutuşup tokalaşırken yanak yanağa öpüştük. (Bu da o sözü vermeden önce oldu, sözü verdi yanaktan öpme de kesildi) Belki de onu ben bu yüzden tercih ettim, o yüzden evleneceğim insan dedim&#8230;</p>
<p>Bence kızlarımıza verilecek en güzel hediye, canımın bana verdiği hediyedir&#8230; Benim ebedi hayatımı düşündü ve günahlarımın çoğalmamasını istedi&#8230; Bence sizde bunu sevgilinize verin&#8230;</p>
<p>Sevgililer gününüz hayırlı olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/en-guzel-sevgililer-gunu-hediyesi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bloglarda yılbaşı çekilişleri</title>
		<link>http://www.yazdik.com/bloglarda-yilbasi-cekilisleri</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/bloglarda-yilbasi-cekilisleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 19:08:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blog Dünyası]]></category>

		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<category><![CDATA[blog]]></category>

		<category><![CDATA[blog yazarları]]></category>

		<category><![CDATA[bloglarda yarışma]]></category>

		<category><![CDATA[ödül]]></category>

		<category><![CDATA[yarışma]]></category>

		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>

		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[Yeni yıla yaklaştığımız bu günlerde blogların her biri ardı ardına hediyeler vermeye, çekilişler yapmaya başladı. Bunun en büyük nedeni daimi okuyucular kazanmak, okuyucularını siteye daha çok gelmeye teşvik etmek diye düşünüyorum. Peki bu ne kadar sağlıklı? Yoksa bunlar okuyucuları kandırmaya yönelik hareketler mi? Okuyucular bu hediyeleri aldıktan sonra ya da çekliş sonlandıktan sonra o blogu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="Y" class="cap"><span>Y</span></span>eni yıla yaklaştığımız bu günlerde <a href="http://www.yazdik.com/etiket/blog">blog</a>ların her biri ardı ardına hediyeler vermeye, çekilişler yapmaya başladı. Bunun en büyük nedeni daimi okuyucular kazanmak, okuyucularını siteye daha çok gelmeye teşvik etmek diye düşünüyorum. Peki bu ne kadar sağlıklı? Yoksa bunlar okuyucuları kandırmaya yönelik hareketler mi? Okuyucular bu hediyeleri aldıktan sonra ya da çekliş sonlandıktan sonra o blogu ziyaret edecekler mi, yani gelen ziyaretçi ne kadar kaliteli, peki ya ödüller? gibi bir çok soru çıkıyor karşımıza&#8230;</p>
<p><strong>Peki Bu Çekilişler Ne Kadar Sağlıklı, Okuyucular Kandırılıyor mu</strong>?<br />
Blog sahibi güzel düşüncelerle yarışmayı hazırlıyor, ödülleri ve şartları belirliyor sonra da bunu duyuruyor. Zaten bu tür içinde <strong>ödül</strong> olan bir şey boş kalmıyor ve etrafta yayılıyor, bir çok kişinin haberi oluyor başvuruların ardı arkası kesilmiyor. Çoğu zaman da yarışmayı sonradan duymuş biri yarışmayı kazanıyor. Belki de biz öyle sanıyoruz, çünkü bu yarışmaları düzenleyen blogların birçoğu amatör ve çekilişler ne koşullarda yapılıyor belli değil bu yüzden de sonucun adil bir şekilde yapıldığını bilmiyoruz. Tabi bu konu beni pek ilgilendirmiyor çünkü bu tür bir yarışmanın planlanması bile blog dünyası için güzel bir olay, gelişmemizin bir yansıması diye düşünüyorum.   <span id="more-149"></span></p>
<p><strong>Peki Ya Yarışmaya Katılanlar</strong>?<br />
Bir de yarışmaya katılan kesim var. Bunların bir çoğu blog yazarı olsa bile mutlaka ne blog yazarı ne de blog okuyucusu olan kişilerde katılıyordur, ve bunlar da ödül alabiliyorlar normal olarak. Peki bu o kişiler de artık blogları takip eden, blog mantığını kavrayan kişiler oluyorlar mı, blog yazarını anlıyorlar mı ya da bir daha o bloga giriyorlar mı? Aslında blog yazarının asıl amacı zaten dışardan gelen okuyucuları da blogda tutabilmek, ama işte gelen yarışmacıların bir çoğu sadece ödül alıp gitme peşinde çünkü orda sadece ödül hakkında yazılar var. Eğer yarışmayı düzenleyen blog yazarı yarışmanın amacı hakkında da bir yazı eklemiş olsa belki o yarışma için gelenler o yazıdan sonra ödül kazanamasalar bile sürekli okuyucu olurlar. Çünkü ülkemizde blog yazarlığı denen olay gerçekten bilinmiyor. Dediğim gibi eğer açıklayıcı bir yazı ile ziyaretçi bilgilendirilse hem yarışma amacına ulaşacaktır hemde ziyaretçi bir şeyler kazanacaktır.</p>
<p><strong>Peki Ya Ödüller</strong>? <br />
Blog yazarları dediğim gibi genelde amatör ve yine birçoğu da öğrenci, bu yüzden de verilen ödüllerin çok pahalı şeyler olması beklenemez, onlar kendi bütçelerine göre bir şeyler ayarlayıp veriyorlar hatta 2. el ödül verekler bile var. (<a href="http://kelimelerinsoyagaci.com/2008/12/kelimelerin-soyagaci-1-yasinda-cekilis.html">bkz</a>.) Aslında bu ödülleri seçerken yazarlarımız biraz daha düşünseler çok yaratıcı fikirler ile daha az maliyetli ama daha çok ses getiren ödüller bulabilirlerdi diye düşünüyorum. En güzel örnek <a href="http://www.sehriderya.net/genel/sehrideryadan-hediye-karakalem-potre/">Şehri Derya</a> adlı blogdan geldi. Blogun yazarı Hakan Ural çok blogun içeriği olan tasarıma çok uygun bir ödül bulmuş ve daha güzel is bu ödül için sponsor bulmuş. Çekilişi kazanan ilk 3 talihliye istediği bir portrenin kara kalem çalışmasını yolluyor. Bir tasarım blogu için bundan yaratıcı bir fikir bulunamazdı diye düşünüyorum. Tabi şu anda insanlarımızın en çok işine yarayan şey olan flash bellek seçilen ödüller içinde en çok rağbet gören ödüldür. Yazarlarımızın sponsor bulma sıkıntısı giderildiği zaman çok daha iyi hediyelerin, daha yaratıcı fikirlerin çıkacağı kesin.</p>
<p>Benim düşüncelerim bunlar. Blog dünyasında git gide popüler olan bir olay bu hediye, çekiliş olaylarını bu yüzden daha iyi bir şekilde kullanmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Ne de olsa her blogda en çok yorum alan yazıların başında bu çekliş yazıları oluyor ve tam anlamıyla okunan nadir yazıların arasında yer alıyorlar, yani çok <strong>DEĞERLİ YAZILAR</strong>.</p>
<p>Belki katılmak istersiniz diye aşağıda şu anda yarışma olan bloglar yer alıyor. Herkese başarılar :) </p>
<p><a href="http://www.sehriderya.net/genel/sehrideryadan-hediye-karakalem-potre/">http://www.sehriderya.net/genel/sehrideryadan-hediye-karakalem-potre/</a><br />
<a href="http://kelimelerinsoyagaci.com/2008/12/kelimelerin-soyagaci-1-yasinda-cekilis.html">http://kelimelerinsoyagaci.com/2008/12/kelimelerin-soyagaci-1-yasinda-cekilis.html</a><br />
<a href="http://www.junkchorn.info/blogger/24-12-2008/2009-yilbasi-cekilisi/">http://www.junkchorn.info/blogger/24-12-2008/2009-yilbasi-cekilisi/</a><br />
<a href="http://www.spaksu.com/spaksu_dan-yarisma-8gb-ocz-bellek-hediye/">http://www.spaksu.com/spaksu_dan-yarisma-8gb-ocz-bellek-hediye/</a><br />
<a href="http://yahsi.blogspot.com/2008/12/ipod-hediyeli-cekilis.html">http://yahsi.blogspot.com/2008/12/ipod-hediyeli-cekilis.html</a> (İçerik biraz sakıncalı)<br />
<a href="http://www.autocadhocasi.com/autocadhocasicom_8_gb_u3_bellek_hediye_ediyor.html">http://www.autocadhocasi.com/autocadhocasicom_8_gb_u3_bellek_hediye_ediyor.html</a><br />
<a href="http://www.orcunkilic.com/yorum-yap-microsoft-klavye-kazan.html">http://www.orcunkilic.com/yorum-yap-microsoft-klavye-kazan.html</a><br />
Şu anda bulabildiğim hala devam eden çeklişler bunlar. Bitenleri yazmak anlamsız olurdu&#8230;<br />
<strong>Yeni </strong>: Ahmet Kırtok blogunda yarışm başlatmış hem de çok güzel bir kamera hediye ediyor&#8230;<br />
<a href="http://www.kirtok.com/tr/kirtokcom-blog-yarismasi-flip-minohd-kazanin/">http://www.kirtok.com/tr/kirtokcom-blog-yarismasi-flip-minohd-kazanin/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/bloglarda-yilbasi-cekilisleri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir gecede youtube olmak !</title>
		<link>http://www.yazdik.com/bir-gecede-youtube-olmak</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/bir-gecede-youtube-olmak#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2008 16:48:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<category><![CDATA[başarı hikayeleri]]></category>

		<category><![CDATA[bir gecede youtube olmak]]></category>

		<category><![CDATA[broadcast yourself]]></category>

		<category><![CDATA[ebay]]></category>

		<category><![CDATA[garaj hikayesi]]></category>

		<category><![CDATA[paypal kurucuları]]></category>

		<category><![CDATA[video siteleri]]></category>

		<category><![CDATA[yaratıcı fikirler]]></category>

		<category><![CDATA[yeni projeler]]></category>

		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<category><![CDATA[youtube kurucuları]]></category>

		<category><![CDATA[youtubenin hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Şu anda herkesin bildiği gibi dünyanın en çok ziyaret edilen video sitesi youtube. Peki youtube nasıl bu duruma geldi, yoksa herkesin bildiği garaj hikayesi doğru mu? Ve o hikayenin sonunda da bu kadar geliştiler mi? Belki bu söylenenlerin bir kısmı doğru ama youtube gibi bir şey yapmak aslında hiç de kolay değil. Tamam yapılmamışı yapmak, her zaman ilk olmak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/12/youtube-kuruculari.png"><img class="alignleft size-full wp-image-141" title="youtube-kuruculari" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/12/youtube-kuruculari.png" alt="" width="300" height="202" /></a>Şu anda herkesin bildiği gibi dünyanın en çok ziyaret edilen video sitesi <a href="http://wwww.youtube.com">youtube</a>. Peki youtube nasıl bu duruma geldi, yoksa herkesin bildiği garaj hikayesi doğru mu? Ve o hikayenin sonunda da bu kadar geliştiler mi? Belki bu söylenenlerin bir kısmı doğru ama youtube gibi bir şey yapmak aslında hiç de kolay değil. Tamam yapılmamışı yapmak, her zaman ilk olmak, gelişme için çok etkili bir şey ama onun da sınırları vardır. Sizlere youtube hakkında bazı gerçekleri yazıp aslında bir gecede youtube olmanın o kadar kolay olmadığını, çok büyük emekler ve paranın gerektiğini ve kesinlikle kaliteli yatırımcılara ihtiyaç duyulduğunu anlatmak istiyorum.</p>
<p><strong>Önce klasik hikayeyi özetleyecek olursam</strong> ; <br />
Basit bir kamera ile arkadaşlarının çektikleri videolarını birbirine göndermek isteyen 3 üniversiteli öğrenci bunu internet üzerinde yapmaya karar verir ve youtube fikri oluşmaya başlar. Bu kararı da bir garajda alırlar ve siteyi garajda yapmaya başlarlar. Kendi videoları yayılır ve çok kısa sürede çok büyük bir video sitesi ortaya çıkar. Hikayemiz kısaca bu şekilde gelişir. Malesef sizi hayal kırıkığına uğratacak şey ise aslında bu işin tam olarak bu şekilde olmadığıdır. Sadece <strong>garaj</strong> kısmı ise bir bakıma doğrudur.  <span id="more-138"></span></p>
<p class="first-child "><strong><span title="Y" class="cap"><span>Y</span></span>outube kurucuları kimlerdi, ne iş yapıyorlardı, gerçekten üniversite öğrencilerimiydi ?<br />
</strong>Youtube nin o meşhur kurucuları büyük üniversitelerde bilgisayar ana dalında yüksek öğrenim yapan 3 gençti yani klasik üniversite öğrencileri değillerdi. Chad Hurley, Steve Chen ve Jawed Karim, bu isimler internet üzerinde iş yapan kişilere çok da yabancı değil. Neden mi? Çünkü bu youtube&#8217;nin kurucuları daha öncede şu anda dünya da en çok kullanılan online ödeme sistemi olan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/PayPal">Paypal</a>&#8216;ın kurucularındandılar. Paypalı kurup geliştirdikten sonra en büyük online alış-veriş sitesi olan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/EBay">Ebay</a>&#8216;a satarak büyük bir para kazanan bu dahi arkadaşlar daha sonra da youtube fikrini geliştirmeye karar veriyorlar.</p>
<p><strong>Peki her yerde dönüp dolaşan garaj hikayesi ne oluyor ve biz bunu nerden biliyoruz ?</strong><br />
Garaj hikayesinin yalan olan kısmı youtube fikrinin birden bire ortaya çıkması ve yayılması, gerçekolan kısmmı ise garajda çalışılması. Youtube&#8217;nin kurucuları geçici olarak garajı ofis olarak kullanıyorlar ve bu da hikayeye gerçeklik payı katıyor.</p>
<p>Aslında bu konu da kesin doğrudur desem yalan olur. Çünkü araştırmalarım sonucu youtube isminin 15 şubat 2005 de alındığını gördüm. Resmi açılışı ise bundan neredeyse 9 ay sonra. Bir amatör proje için uzun bir süre. Neyse işte youtube kurucuları paypal gibi bir sistemi kurduklarına göre youtube gibi bir projenin de ellerinde patlaması çok da olası değildi zaten, bunun üzerine bir de &#8220;<strong>melek yatırımcı</strong>&#8221; diye adlandırılabilecek geleceğe yatırım yapmayı göze alan yatırımcılarında desteğini aldıkları zaman büyümeleri fazla zaman almadı. İlk yatırımcı da 3.5 milyon$ yatırım yaparak projeye ne kadar güvendiğini gösteriyor zaten. Youtube açılmasından 5 ay sonra bile sadece bandwidth için 6 milyon $ lık bir bütçeye ihtiyaç duyuyordu. Bu miktar ise şu anda günlük <strong>170.000$</strong>. Hiç de az değil, bu da ilk kurulduğunda da hiç de az maiyetle kurulmadığını gösteriyor. Tabi bu harcamalara rağmen şu anda günlük <strong>175.000$</strong> gelir de elde ediyorlar. Bu arada youtubenin google ye 1.65 milyar dolarlık satışına 7 den 77 ye herkes bildiği için hiç girmiyorum bile&#8230;</p>
<p><strong>Peki neden böyle basit bir hikaye ortaya çıkarıldı ?</strong><br />
Şimdi bir gecede youtube olmanın aslında hiç de kolay olmadığını gördük. Yani önce yapılmamış bir proje bulmak, geliştirmek sonrasında büyük yatırımcılar ile anlaşmak, destek almak hiç de kolay iş değil hele ülkemiz koşullarında bu daha da zor bir durumda. Youtube&#8217;nin klasik hikayesine gelince, bu bence kesinlikle bir reklam projesiydi. Çünkü en iyi reklam ağızdan ağıza yapılan reklamdır. Paypal gibi bir sistemin kurucuları da mutlaka pazarlama konusunda çok bilgilidirler. Ortaya atılan garaj hikayesi de youtubenin en az para harcayarak yaptığı reklamdır herhalde.</p>
<p><strong>Peki ben bunu neden yazdım !</strong><br />
Aslında proje geliştirmenin hiç kolay olmadığını, bir şeyler yapabilmek için yapılmayanı bulmanın sadece bir başlangıç olduğunu göstermek tek amacımdı. Kesinlikle birilerinin hevesini kırmak değil, gerçekleri göstermekti. Bazı gerçekleri bilmek, yapabileceklerimizi yapmaya çalışma konusunda da bizlere çok iyi fikirler verebiliyor en azından olaylara daha gerçekçi yaklaşmamıza neden oluyor.  </p>
<p>Yazıyı bitirirken sizlere video siteleri ile ilgili bir istatistiği de sunmak istiyorum. Aşağıdaki tabloda Almanya, Fransa ve ABD baz alınarak Türkiyede ki aylık çevrimiçi video istatistikleri ortalaması yer alıyor. İşinize yarayacağına eminim. <a href="http://www.docstoc.com/docs/3036028/Almanya-Fransa-ve-ABDdeki-%C3%A7evrimi%C3%A7i-video-istatistikleri-ve-T%C3%BCrkiyedeki-%C3%A7evrimi%C3%A7i-video-kullan%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1n-ula%C5%9Fabilece%C4%9Fi-ortalama-de%C4%9Ferler">Ayrıntılarıyla resime bakmak için tıklayın.</a></p>
<p><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/12/cevirim-ici-video-istatistikleri.png"></a></p>
<p><img src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/12/cevirim-ici-video-istatistikleri.png" alt="" width="622" height="282" /><br />
Yazıyı yazmamda desteğini esirgemeyen <a href="http://www.erhanerdogan.com.tr/">Erhan Erdoğan </a>ve <a href="http://www.fikribol.com/donkisot/">Volkan Özçelik</a>&#8216;e teşekkürlerimi sunuyorum. Yeni bilgi ve gelişmeler olursa yazıya ekleme yapacağım, sizlerde bildiklerinizi yazarak yazıya katkıda bulunabilirsiniz&#8230;<br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/History_of_YouTube">En çok yararlandığım kaynak.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/bir-gecede-youtube-olmak/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Türkiye&#8217;de yabancı film çekilmiyor ?</title>
		<link>http://www.yazdik.com/neden-turkiyede-yabanci-film-cekilmiyor</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/neden-turkiyede-yabanci-film-cekilmiyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 22:23:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çakır</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>

		<category><![CDATA[narnia günlükleri]]></category>

		<category><![CDATA[sinema teşvik yasası]]></category>

		<category><![CDATA[troya]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye de yabancı film]]></category>

		<category><![CDATA[www.hollywood.com]]></category>

		<category><![CDATA[yabancı sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[Sinema da film izleyen bir kişinin o an ve o andan sonra sahip olduğu duygulardan bahsetmek istiyorum. Mesela şahsımız Miami, New York, Paris gibi herhangi bir yerde çekilmiş olan filmi izlesin. Eğer film hoşuna gitmişse ve de filmin çekildiği yer hakkında ki merakını gidermek isterse gideceği yer için seyahat bahanesi olabilir. Mesela benim filmlerde en hasta olduğum yer Hawaii, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><a href="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/10/hollywood-ve-yabanci-sinema.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-134" title="Hollywood ve Türkiye sineması" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/10/hollywood-ve-yabanci-sinema.jpg" alt="" width="349" height="258" /></a><span title="S" class="cap"><span>S</span></span>inema da film izleyen bir kişinin o an ve o andan sonra sahip olduğu duygulardan bahsetmek istiyorum. Mesela şahsımız <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Miami,_Florida">Miami</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/New_York">New York</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Paris">Paris</a> gibi herhangi bir yerde çekilmiş olan filmi izlesin. Eğer film hoşuna gitmişse ve de filmin çekildiği yer hakkında ki merakını gidermek isterse gideceği yer için seyahat bahanesi olabilir. Mesela benim filmlerde en hasta olduğum yer <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hawaii">Hawaii</a>, mekan güzel ortam cıvıl cıvıl&#8230; Hep de oraya gitmek 1 haftalık tatilimi doyasıya geçirmek isterim. Bu isteğimin temel sebebi ne sizce? Ben orayı çok mu iyi biliyorum yoksa filmde gördüm şeyler ile adeta reklamı yapıldı da ilgimi mi çekti?<br />
Sinema bildiğiniz gibi reklamın en iyi yapıldığı yer ve kitleye ulaşmanın en kısa yoludur. Yani sözün en iyi dağıtıldığı mekan. Lafımı şuraya getirmek istiyorum. Neden Türkiye&#8217;de Hollywood imzalı ya da genel bir ibareyle yabancı film firmaları film çekmiyor? İşte bu sorunun tek cevabı var o da o ülkemizde ki yasalarda <a href="http://www.trt.gov.tr/wwwtrt/hdevam.aspx?hid=209452&amp;k=6">&#8220;Sinema Teşvik Yasası&#8221;</a> diye bir kanunun olması gerekmekteymiş (Türkiye şimdilerde bu yasayı çıkartmaya çalışıyor). Yani film şirketlerinin önünde sayısız bürokratik ve yasal engel var. Film çekmeyi planlayan yapımcı filmdeki yer hakkında bilgi ediniyor ve de ona en uygun film sahası seçiliyor. Sadece bununla kalmıyor &#8220;Sinema Teşvik Yasası&#8221; nı gözetiyor.<br />
Teşvik yasası nedir mi? Filmi çekecek şirkete cazip koşulların oluşturulmasıdır. Diğer ülkeler oldukça teşviklendiriyor yapımcı şirketleri. En büyük teşvikse vergi indirimi ve de birkaç ülkenin uyguladığı &#8220;geri ödeme&#8221; teşvikleri. Teşvik konusunda size birkaç tane örnek vermek istiyorum. . . <span id="more-129"></span></p>
<p>İlk örneğim mumya diyarı Mısır&#8217;dan. Geçen zaman içerisinde <a href="http://www.themummy.com/">The Mummy</a>&#8216;nin 3. sü beyazperdeye yansıtılmıştı. Aslında bu Mumya serisinin temeli Mısır&#8217;ın ABD&#8217;ye Mumya hakkında roman yazılması direktifi doğrultusunda sipariş vermesiymiş. Romanın yazılıp sinemaya aktarıldıktan sonraki Mısır&#8217;daki turist sayısında epey bir artış gözükmüş. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi? Diğer örneğim ise İngiltere, Almanya, Fas, Tunus, Mısır, Malta, Romanya ve ABD&#8217;nin de aralarında bulunduğu pek çok ülke, filmlerin kendi topraklarında çekilmesini sağlamak üzere büyük vergi indirimleri uyguluyor olması. Ama görünen köy fazla uzakta değildir hesabı, Türkiye&#8217;de bu teşvik yasası hakkında çalışmalar başlatılmış. Bu biraz geç oldu. Çünkü 180 milyon dolarlık dev bir bütçeye sahip olan<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Narnia_G%C3%BCnl%C3%BCkleri_(film)"> Narnia Günlükleri </a>Türkiye&#8217;de çekilecekken Yeni Zelanda&#8217;da çekildi. Tek sebebi yasanın olmaması. Bi diğer kaçan önemli fırsatlardan biri ise <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Troy">TROY</a>; 175 milyon dolarlık bütçe ile çekilen Brad Pitt ve Eric Bana gibi ünlü oyuncuların rol aldığı &#8220;Troya&#8221; filmi, gerçek mekânında çekmek isteyen yapımcılar (Çanakkale&#8217;de) , maliyetler nedeniyle Fas&#8217;ta çekme kararı aldılar.</p>
<p>Size Türkiyedeki mekanlar hakkında birkaç senaryo-sahne sunmak istiyorum;<br />
<strong>Film 1</strong>, mekan <a href="http://images.google.com.tr/images?um=1&amp;hl=tr&amp;rlz=1T4GGLJ_tr___TR278&amp;q=Konya+Alaeddin+Keykubat+Tepesi&amp;btnG=G%C3%B6rsellerde+Ara">Konya Alaeddin Keykubat Tepesi</a>&#8216;nde bulunan kavşak, filmimizin türü komedi olsun, senaryo kendisini daima dünyanın merkezi sanan bir gencin başından geçen komik olaylar, filmin ismi de &#8220;Artistik Patinaj&#8221; olsun ve de işte o sahne; şapkasını yan takmış, siyah gözlüklü, façalı Serçe arabasıyla kavşak da devamlı dönüp duran bir genç, koltuğu da geriye yatırmış, bir kolu da pencereden sallanıyor, arka fon müziğinde ne mi var <a href="http://www.yazdik.com/osmanli-tokadi-turk-sinemasi">bu sefer </a>Hans Zimmer yok onun yerine Ankaralı Namık (bu senaryoyu arkadaşımın anlattığı Konya hatırasından esinlendim (:  )&#8230;<br />
<strong>Film 2</strong>, yer İzmir Çeşme Otobanı , tür bilim-kurgu, sahne; arabasının arkasında &#8220;Babam Sağolsun&#8221; yazısıyla otobanda bir gidip bir gelen arabaları yılan misali kıvrılarak sollayan hız tutkunu bir genç ve de fon müziğinde de Linkin Park &#8216;dan &#8220;A Place For My Head&#8221;. Senaryolar biraz değişik oldu ama umarım anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir. Ve yine umuyorum ki &#8220;Sinema teşvik yasası&#8221; en kısa sürede yürürlüğe girer de ülkemizde çekilen kaliteli filmleri izleriz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/neden-turkiyede-yabanci-film-cekilmiyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Olur Böyle Vakalar (!) Fatih Hoca Yakalar</title>
		<link>http://www.yazdik.com/olur-boyle-vakalar-fatih-hoca-yakalar</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/olur-boyle-vakalar-fatih-hoca-yakalar#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 14:32:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Samet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<category><![CDATA[belçika milli takımı]]></category>

		<category><![CDATA[belçika türkiye maç sonucu]]></category>

		<category><![CDATA[fatih terim]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye belçika maç yorumu]]></category>

		<category><![CDATA[Vandereycken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Bir önceki ‘Da Belçika Şifresi’ adlı yazımda belirtmiştim. Bu takımın duran toplarına dikkat etmeliyiz. Eminim futbolcularımız bunu benden iyi biliyorlardı. Ancak Tuncay’ın sakatlanması duran toplardaki adam paylaşımında problem yarattı ve bir gol yememize mal oldu. Yine de ben 2 gol hatta 3 gol atacağımıza inanıyordum. 2008 Avrupa Şampiyonası’nda takımın yarısı sakattı. Ama sakat oyuncunun yerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.yazdik.com/da-belcika-sifresi"><img class="alignleft" title="Türkiye Belçika Maçı Sonrası" src="http://www.yazdik.com/wp-content/uploads/2008/09/afrika-dunya-kupasi.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><span style="Times New Roman;"><span title="B" class="cap"><span>B</span></span>ir önceki ‘<a href="http://www.yazdik.com/da-belcika-sifresi">Da Belçika Şifresi</a>’ adlı yazımda belirtmiştim. Bu takımın duran toplarına dikkat etmeliyiz. Eminim futbolcularımız bunu benden iyi biliyorlardı. Ancak Tuncay’ın sakatlanması duran toplardaki adam paylaşımında problem yarattı ve bir gol yememize mal oldu. Yine de ben 2 gol hatta 3 gol atacağımıza inanıyordum. 2008 Avrupa Şampiyonası’nda takımın yarısı sakattı. Ama sakat oyuncunun yerinde oynayan oyuncu en iyi performansını gösteriyordu. Dünkü maçta ne Aurelio’nun yerinde oynayan Mehmet Topal başarılı olabildi ne de Tuncay’ın yerine giren Halil ki Tuncay’ın görevini 12. dakikadan sonra Semih üstlendi fakat o kadar başarılı olmasını beklemek insafsızlık olurdu. Çünkü ne kadar Fenerbahçe’de ki yeni görev yeri orası olsa da 2 haftadır ilerde tek forvet olarak hazırlanıyordu. Ve bu maçada öyle çıktı&#8230; </span><span id="more-122"></span><br />
<span style="Times New Roman;"> <strong>Çaglar</strong>… Fatih Terim güvenmiş ve oynatmış. İlk maçı olmasına rağmen gayet iyi olduğunu düşünüyorum. Ne kadar spor yorumcuları &#8220;niye böyle bir maçta tecrübeli Uğur Boral varken Çağlar çıktı&#8221; gibi eleştiriler yapsa da eğer Fatih Terim yaptıysa kimsenin eleştirmeye hakkı yok. Niye mi? Avrupa Şampiyonası’nda ki 3-2 kazandığımız Çek maçı. Durum 1-0 Çekler önde. Dakika 46 Fatih Terim geride olmamıza rağmen Semih’i alıp yerine Sabri’yi sokuyor. Yani hangi teknik adam kesin kazanması gereken bir maçta 1-0 gerideyken forvet alıp defans sokacak kadar cesur? İşte o adam Fatih Terim. Ve o maçta 2 asist yapan Hamit, Sabri’nin yerinde oynuyordu. Sabri sağ beke Hamit sağ açığa alındı. UEFA’nın altın 11’ine seçilen Hamit bu maç sayesinde dikkat çekti. Peki bunu sağlayan kim? O da Fatih Terim. Şimdi de kimsenin çıkıpta Çağlar’ı niye oynattı diye eleştiri yapmaya hakkı yok. Belçika’nın 6 oyuncusu 19-23 yaş arasıyken ve çoğu ilk maçına çıkarken bizden de bir oyuncu ilk maçına çıksın. Çıksında kötü oynasın ki Çağlar&#8217;ın tarafında oynayan oyuncu Wesley Sonck’tu. Çağlar, Sonck&#8217;un karşısında gayette başarılı bir oyun çıkardı. Velhasıl maç bitti ve skor 1-1 di. Bu bizim için bir kayıptı. Sürpriz oldu. Ama gecenin tek süprizi bu değildi. Portekiz evinde Danimarka’ya 3-2 mağlup oldu, İsviçre daha hiçbir uluslar arası organizasyona katılamamış Lüksemburg’a evinde 2-1 mağlup oldu, Brezilya 40 dakika 10 kişi oynayan Bolivya ile kendi evinde 0-0 berabere kaldı. Henüz 2. maçlar, telafi edilebilir. Ben Fatih Terim’e sonuna kadar güveniyorum. Bizim böyle bir teknik direktörümüz olduğu için gurur duymalıyız. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="small;"><span style="Times New Roman;">Biraz da maç dışı konuşalım. Çünkü bu maça damgasını vuran olaylar bunlardı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fatih_Terim">Fatih Terim</a>’in <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ren%C3%A9_Vandereycken">Vandereycken</a>’le olan tartışması… Ben önce bu hareketleri Milli Takım’ın teknik direktörüne yakıştıramamıştım ama maç sonrasındaki basın toplasında Vandereycken’in yaptığı hareketin İtalyanca’da çok ağır bir hakaret olduğunu öğrendim. (Eğer Belçikalı bir adamın nerden İtalyanca bilebileceği aklınızda soru işareti oluşturuyorsa ki bende de oluşturdu. <strong>Vandereycken İtalya’nın Genoa takımında oynamış</strong>. Öyle yazıyor vikipedinin yalancısıyım <strong>(:</strong> </span><span style="Times New Roman;">). <span style="yes;"> </span>Fatih Terim’inde dediği gibi etten kemikten insanız. Yani tepki göstermesi normal bence. Eğer bir ceza verilecekse bu sadece Fatih Terim’e olmamalı. Vandereycken’e de uygulanmalı. Haksızlık durumunda futbol federasyonu ve Şenez Erzik’in gerekli itirazları yapacağını umuyorum.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="small;"><span style="Times New Roman;">Fatih Terim’in yaptığı basın toplasında yabancı basın mensuplarından birinin sorusu çok ilginçti. Stadın neden dolu olmadığını sordu Fatih Terim’e. O da ramazan yüzünden dedi. Fatih Terim’de aslında biliyor nedenini ama açıklayamıyor. Bilet fiyatları…<br />
Bu maç her takımın gelmeye korktuğu Şükrü Saraçoğlu’nda oynanıyor. 55 bin kapasitesi var. Ve biz elimizde ki bu cevheri dünkü maçta yeterince kullanamadık. Neden?<strong> 110 YTL</strong>&#8216;ye mili maç mı olur kardeşim ya. Para kazanmak mı istiyorsunuz kurun stadın önüne bir stand. Satın milli formaları tabi varsa para kazanma amacınız. Gerçi olmasa böyle bir amaç niye bu kadar pahalı olsun ki (!). Şimdi sen bu maç yüzünden guruptan çıkamadığın zaman, bu maçtaki biletlerden aldığın paralar mı kurtaracak seni. Yoksa guruptan çıktığın zaman reklam gelirlerinden alacağın paramı kurtaracak ki burada önemli olan para değil ülkemizin reklamının yapılmasıdır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><span style="small;"><span style="Times New Roman;">İyisiyle kötüsüyle, Çaglarıyla Uğur Boralıyla, Terimiyle Vandereyckeniyle bir maçı daha geride bıraktık. Umarım sakatlarda düzelince önümüzde ki maçları kazanarak yolumuza devam ederiz.<br />
Milli Takıma başarılar diliyorum…</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/olur-boyle-vakalar-fatih-hoca-yakalar/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ruhum aynaysa, ruhuma nasıl bakabilirim?</title>
		<link>http://www.yazdik.com/ruhum-aynaysa-ruhuma-nasil-bakabilirim</link>
		<comments>http://www.yazdik.com/ruhum-aynaysa-ruhuma-nasil-bakabilirim#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 09:56:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Birazda Filozoflaşalım]]></category>

		<category><![CDATA[ayna]]></category>

		<category><![CDATA[doğa]]></category>

		<category><![CDATA[felsefe]]></category>

		<category><![CDATA[gerçek ölçüt]]></category>

		<category><![CDATA[inanç]]></category>

		<category><![CDATA[inançsızlık]]></category>

		<category><![CDATA[islam]]></category>

		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>

		<category><![CDATA[metafizik]]></category>

		<category><![CDATA[ruh]]></category>

		<category><![CDATA[sistem]]></category>

		<category><![CDATA[terazi]]></category>

		<category><![CDATA[yanlış sistem]]></category>

		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdik.com/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[Bir hoşgeldin yazısında benden olsun. Konu, metin editörünü açınca öylesine aklıma geldi. Ben aynaysam, peki ben kendime nasıl bakarım?
Açıklama gerektiren bir başlık. Çünkü benimde aklım karışıyor.
Kendi iç dünyamda hissettikerim ve çözümlediklerim, beynime sirayet edince ortaya karışık cümleler çıkıyor. Bu cümleler hislerimi ne kadar ifade ediyor bilemiyorum. Bunun için çok yazı yazmak ve doğru duygu için doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="first-child "><span title="B" class="cap"><span>B</span></span>ir hoşgeldin yazısında benden olsun. Konu, metin editörünü açınca öylesine aklıma geldi. Ben aynaysam, peki ben kendime nasıl bakarım?<br />
Açıklama gerektiren bir başlık. Çünkü benimde aklım karışıyor.<br />
Kendi iç dünyamda hissettikerim ve çözümlediklerim, beynime sirayet edince ortaya karışık cümleler çıkıyor. Bu cümleler hislerimi ne kadar ifade ediyor bilemiyorum. Bunun için çok yazı yazmak ve doğru duygu için doğru kelimeyi kullanmak gerekiyor.<br />
Diyelimki bizim kim olduğumuzu gösteren bir ayna olsun. O aynada ben olayım. Peki ben nereye bakıp kendimi görebilirim?<br />
Herkesin kendi kişilik ve karakterini ölçebileceği bir terazi olsa. Bu teraziyi ölçen bir değerinde olması gerekmezmiydi.<br />
Acaba terazi doğru mu? Ayna doğru gösteriyor mu?<br />
Yaşadığımız dünya tamamen içinde bulunan insanların oluşturduğu sistemlerle dolu. Yani aslında insanlar olmasa , dünya şu andaki halde ve sistemde olmazdı. Para denen bir şey icat ettik, bunun için insanları öldürdük. Koca ormanları katlettik ve içine trafik lambası koyduk burdan geçmek yasak diye.<br />
Dünyanın sadece bize ait olduğunu varsayarak istediğimiz gibi çarptık, kestik, biçtik ve yeni kurallar getirdik. Her getirdiğimiz yeni sistem var olan doğal sisteme ters düştü. Bunun getirdiği sonuçsa çok açık &#8220;Küresel ısınma&#8221;. <span id="more-118"></span><br />
Tekrar düşünecek olursak bildiğimiz ve kurduğumuz tüm sistemlerin yanlış olduğu fikrine kapılabiliriz. Ya saat dilimimiz bile yanlışsa?  Kainat işleyişinde zaman kavramı ya farklıysa?<br />
O zaman yaptığımız ve bildiğimiz herşey kainatla zıtlaşıyor demektir. O zaman biz tüm evrene zıt davranarak aslında kendimizi yok etmek üzereyiz.<br />
İşin aslına dönmek istiyorum. Ya ayna yanlışsa. Yada hep terazi olarak gördüğümüz kriterler aslında fasa fisoysa. Bunu nasıl anlıcağız? Kime soracağız? Ayna kendini nasıl görecek? terazi doğruluğunu nasıl tartacak?<br />
Ben kesinlikle evrendeki enerji sistemine ayak uyduramadığımızı ve zıtlaştığımızı düşünüyorum. Çünkü doğa dediğimiz müthiş denge kainata zıt işlemez. O kainatla beraber döner ve kendini yeniler. Ama şu andaki doğa sistemine baktığımızda durum içler acısı. O zaman bizim sistemlerimiz tamamen yanlış oluyor.<br />
Kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor. Bunun içinde bir aynaya bakıp öncelikle kendimizi görmemiz değerlendirmemiz gerekiyor. Peki doğru aynayı nerden bulacağız?<br />
Tanrı olgusu, herşeyin varlığının tek varlık geldiğini söyler. İslam dininde Allah kelimesi bu özel varlığın kendisini vurgular. Peki soru şu; Gerçek ayna Tanrımıdır? Yani Allah&#8217;ın ta kendisimidir. Gerçek ölçüt ve terazi kendisimidir? Eğer kendisiyle biz kendimizi nasıl Ölçeriz?<br />
Konu inanca girince yorum yapmak istemiyorum. Herkes istediğine inanma ve uygulamada özgür (Başkalarının haklarına tecevüz etmediği sürece).<br />
Benim şahsi görüşüm kainatta henüz gerçek bir terazinin olmadığıdır. Çünkü bu terazinin varolduğunu varsaysak bile birde onun tartısının gerçekliği konusu gündeme geliyor. (Allahın varolduğunu biliyorum, ama gerçek terazi nedir?)<br />
Peki neye göre davranacaz. İşin en başına dönmemiz gerekiyor. Bizim verdiğimiz tepkilerin ve kurduğumuz sistemlerin, doğada nasıl etki yaptığını incelememiz gerekiyor. Eğer doğa bizden memnunsa doğru yoldayız demektir. Çünkü doğa tüm kainat enerjileriyle iletişim halindedir. Onun doğru işlemesi bizimde doğru yaptığımızı gösterir.<br />
İşi dini boyuta getirirsek; Eğerki islam dinine inanmamız ve uygulamamız tüm kainattaki enerji sistemleriyle doğru işliyorsa o doğru dindir. Kainattaki enerji sistemleriyle doğru işlediğini anlamak içinde  bence, aynanında terazisi konumunda olan, doğaya bakmamız lazım.<br />
İşi özetlersem benim şahsi görüşüm, Hep ayna ve terazi diye baktığımız sistem ve olguları ölçmek için gerçek terazi &#8220;DOĞA&#8221; dır.<br />
Soru: <strong>Ruhum aynaysa, ben kendime nasıl bakarım</strong>?<br />
Cevap: &#8220;<strong>DOĞA</strong>&#8221;<br />
&#8230;&#8230;&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdik.com/ruhum-aynaysa-ruhuma-nasil-bakabilirim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
