Da Belçika Şifresi

Türkiye-Belçika maçı… Dünya Kupası elemelerinin 2. maçı… Stad Şükrü Saraçoğlu… 55 bin kişilik futbol mabedi… Hakem Stephane Lannoy, yardımcıları Fredric Cano ve Eric Dansault olacak. 20 maçta 1 kırmızı ve maç başına 4 sarı kart göstermiş. Bu istatistikler Lannoy’un sertliğe göz yuman bir hakem olduğunu açıkça belli ediyor. Hakeme itiraz dışında yapılan faullerin (çok sert olmamak kaydıyla) futbolcular için bir tehdit oluşturacağını sanmıyorum. Ancak Belçika Türkiye’ye göre faullü oynayan bir takım görüntüsünde. Zaten deplasman maçlarına kazanmak için değil, beraberlik için çıkıyorlar. Ben Belçika’nın ve Türkiye’nin son 8 maçına baktım. Belçika deplasmanda maç başına 2 gol yeme, 0.5 gol atma, Türkiye ise iç sahada 0.75 gol yeme ve 1.5 gol atma ortalamasıyla oynuyorlar. Yani biz bu maçta 1 gol yesek bile en az 2 gol atabiliriz. (Maç tahminim ortaya çıkmış oldu. 2-1 yada 4-2). Ama şuda bir gerçek ki istatistikler maç kazanmıyor…   Devamını Oku…

Türkiye Ermenistan diplomasi maçı

A Milli Takımlar düzeyinde Ermenistan’la Türkiye ilk kez karşılaşıyorlar. Maç öncesinde sanki futbol unutuldu ve yerini diplomasiye bıraktı. Kimse maçı konuşmuyor. Alınan güvenlik önlemleri, bazı Ermeni gurupların protestoları, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ziyareti vs. neredeyse maçı maç olmaktan çıkaracaklardı ki Fatih Terim’in “Tarihin yükünü omzumuzda taşıyamayız” sözleri bir nebze olsun bunu engelledi. Ama ben maçın siyasi yönünü değil beni ilgilendiren yönünü yani futbolu konuşacağım…
Türk Milli Takımı kadrosu açıklandığında medyada duyurulan muhtemel 11’le aynı idi. Takımlar sahaya çıktı ve maç başladı. Daha henüz maçın 4. dakikasında Mevlüt’ün Semih’e indirdiği top Türkiye’nin oyun şablonunu ortaya koydu, hava topları. Bence Türkiye havadan da oynasa yerden de oynasa bu takımı yenerdi. Ermenistan’ı küçümsediğim için söylemiyorum. Sonuçta bu takım kendi evinde Portekiz ve Polonya gibi devlere yenilmemiş. 8 maçta kalesinde 4 gol görmüş bir takım. Ancak Türkiye bu tür siyasi maçları hep kazanmasını bildi(17 Temmuz 2007’deki Yunanistan maçı). Maça dönecek olursak ne kadar Trt1’in yorumcusu ilk yarıdaki Türk Milli Takım’ını beğenmese de Mevlüt bulduğu o iki net pozisyonda biraz daha becerikli olabilse ilk yarı sonunda soyunma odasına en az 1 farklı galibiyetle gidecektik. Ancak ilk yarıda şu ayrıntı gözüme çarptı. En büyük kozlarımızdan olan Arda maçta yok gibiydi. Ben bunu Skibbe’nin Kewell’ı takıma monte etmek için Arda’yı sağ kanada çekmesine bağlıyorum. Ancak 2. yarıda Arda yerini tanımış olmalı ki takımın en iyileri arasında yer aldı. 2. yarı başladığında herkes milli takımımızdan gol bekliyordu. Devamını Oku…